TÜM ARAMALARINIZI BURADAN YAPABİLİRSİNİZ

Google
 

29 October 2007

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - DOĞAL YÖNTEMLER

Bu yöntemler, gebeliği önlemekten daha çok gebeliğin meydan gelmesi için kullanılır. Çünkü gebeliği önleme oranı yüksek değildir. Ancak, gebe kalınması ve bebeğin dünyaya gelmesi sorun olmayacak çiftler tarafından da gebeliği önlenme amacı ile kullanılabilir.

Bu yöntemleri kullanmaya karar veren çiftlerin öncelikle bir hekime başvurması gerekmektedir. Kadının adetlerinin çok düzenli olmasının yanında günlük kayıtlarla bazı belirtilerin kaydedilmesi ve gebe kalma olasılığının yüksek olduğu günlerde cinsel ilişkiye girilmemesi esasına dayanır.

Doğal aile planlaması yöntemleri şunlardır ( yöntemler hakkında sadece kısa bilgi verilmiştir. Bu bilgilerle bu yöntemlerin uygulanması mümkün değildir):

1. Takvim yöntemi

Düzenli adetleri olan kadınlarda kaba bir hesaplama ile yumurtanın tüplere atılma zamanı tahmini olarak hesaplanır. Bu dönemlerde cinsel ilişkiye girilmez. Gebe kalma olasılığı yüksektir.

2. Bazal vücut ısısı yöntemi

Düzenli olarak her sabah vücut ısısı ölçülerek yumurtanın tüplere atılma zamanı tahmin edilir. Gebe kalma olasılığı yüksektir.

3. Servikal palpasyon yöntemi

Düzenli olarak her gün kadın elini vajenin içine sokarak rahim ağzına dokunur. Rahim ağzında meydan gelen değişikliklere göre yumurtanın tüplere atılma zamanı tahmin edilir. Bu dönemlerde cinsel ilişkiye girilmez. Gebe kalma olasılığı yüksektir.

4. Servikal mukus yöntemi

Düzenli olarak her gün kadın elini vajenin içine sokarak salgılanan sıvısını kontrol eder. Sıvıda meydana gelen değişikliklere göre yumurtanın tüplere atılma zamanı tahmin edilir. Bu dönemlerde cinsel ilişkiye girilmez. Gebe kalma olasılığı yüksektir.

5. Semptotermal yöntem

Kadının hem vücut ısısını ölçmesi hem de vajendeki salgılanan sıvıları veya rahim ağzını kontrol ederek meydan gelen değişikliklere göre yumurtanın tüplere atılma zamanı tahmin etmeye çalışmasıdır. Bu dönemlerde cinsel ilişkiye girilmez. Gebe kalma olasılığı yüksektir.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - VAJİNAL DUŞ

Vajinal duş, vajinal akıntı ya da diğer maddeleri temizlemek için vajina içini basınçlı su ya da başka bir sıvı ile yıkamak anlamına gelir. Vajinal duş için kullanılan çeşitli parfümlü materyal ya da ilaç da mevcuttur.

Birçok kadın cinsel ilişkiden sonra vajeni su ile yıkamanın gebeliği önlediğine inanır. Bu tamamen etkisiz bir yöntemdir, çünkü erkeğin boşalması sırasında, spermler birkaç saniye içinde rahme geçebilirler. Gebelikten korunmak amacıyla asla kullanılmamalıdır.

Adet kanaması sonrası vajinada kalan kanı temizlemek için ve cinsel ilişki sonrası hamile kalmamak ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmak için ,vajinal kokuları azaltmak için vajinal duş kullanılır. Vajina bölgesinde kötü koku olan kadınlar mutlaka doktora başvurmalıdırlar. Vajinal duş durumu düzeltmek yerine daha da kötüleşmesine neden olur.Kronik vajinal mantar enfeksiyonu, ya da kronik bakteriyel enfeksiyon varlığında tıbbi olarak içerisinde bazı özel solüsyonlar ile vajinal temizlik önerebilirler. Bu amaçla yapılacak olan vajinal duş yalnızca doktorunuzun önerisiyle ve onun reçete edeceği solüsyonlar ile yapılmalıdır.
Vajinal duş kesinlikle sağlıklı bir yöntem değildir.Özellikle gebelikten korunmak için vajinal duş uygulaması son derece etkisiz bir yöntemdir.Vajinal duş bir kadının hamile kalma olasılığını sadece %30 oranında azaltmaktadır.

Düzenli yapılan vajinal duş kadının vajinadaki kimyasal dengesini bozarak enfeksiyonlara eğilimli hale gelmesine neden olur. Duş sırasında yeni mikroorganizmaların vajinaya girişine neden olabilir. Bu mikroplar rahim ağzı, rahim ve tüplere ulaşarak ciddi enfeksiyonlara neden olabilirler. Yapılan araştırmalar düzenli vajinal duş yapan kadınlarda çeşitli vajinal enfeksiyonlarla cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha fazla rastlanıldığını ortaya koymaktadır.
Düzenli olarak avjinal duş yapan kadınlarda pelvik iltihabi hastalık geçirme riski %78 daha fazladır. PID uzun dönemde kısırlık ve hatta tedavi edilmediği taktirde hayati tehlikeye neden olabilen bir durumdur.

Bu nedenle rutin temizlik için düzenli vajinal duş yapılması sağlıklı değildir ve günümüzde kesinlikle önerilmemektedir. Vajinayı temizlemenin tek güvenli ve sağlıklı yolu vajinanın kendi kendini temizlemesine izin vermektir. Vajinadaki kimyasal denge çok hassastır ve bu dengedeki küçük sapmalar ciddi olumsuz etkilere neden olabilmektedir.Vajinal duş bir doğum kontrol yöntemi değildir ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir.

Acil Durumlar

Gebelik istenmediği halde korunmasız cinsel ilişki (tecavüz gibi durumlar dahil olmak üzere) meydana gelmişse ya da gebeliği önleyici yöntemlerin yanlış kullanılması durumlarında (örneğin, kondomun doğru zamanda takılmaması veya yırtılması gibi) bir sağlık kuruluşuna ilk 72 saatte başvurulursa gebelik engellenebilir.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - SPİRAL (RİA)

Rahim İçi Araç (Spiral)

Değişik şekil ve boyutlarda olabilen rahim içi araçlar, saf plastik veya bakırlı olabilir. Uzun bir süre için gebelikten korur. Bakır Rahim İçi Araçlar 10 yıldan fazla; progestorone Rahim İçi Araçlar bir yıl korur.Son zamanlarda hormon salan tipleride üretilmiştir. Adet kanamasının 3. veya 4. günü rahme yerleştirilmelidir. Bu dönemde rahim ağzı açıktır, kasılmalara bağlı ağrı azdır, ve gebelik riski yoktur. Eğer vajinal enfeksiyon varsa uygulama tedaviden sonra yapılır.

Jinekolojik muayene sonrasında vajen antiseptik solüsyonla temizlenir, rahim boynu serbestleştirilerek rahmin büyüklüğü ölçülür ve uygun büyüklükteki rahim içi araç yerleştirilir. HIV'i içeren STD'lerin bulaşmasını engellemez. İçerdiği bazı yan etkiler; regl zamanlarında düzensizlik, ağır regl dönemleri ve kramplarda artmadır. Kadın hastalıklarına karşı korunmasız ise daha sonra kısırlığa yol açabilir. PID olma riskini taşır.

Olumlu Yönleri

• Gebeliği önlemede etkili bir yöntemdir (%99)
• Bakırlı olanlar, gebelikten 10-12 yıl boyunca etkili bir şekilde korur
• Cinsel ilişkiyi etkilemez

Olumsuz Yönleri

• Özellikle, ilk 3 ayda adet günü sayısını ve kanama miktarını 2 katına kadar arttırabilir. Bu durum, daha sonra normale döner.
• Adet döneminde ağrı olabilir. Bunun için ağrı kesici kullanılabilir.
• Cinsel yolla bulaşan hastalık riski olanlar için uygun değildir.
• Rahimden hazneye doğru kayabilir. Özellikle haznesinin içini yıkayanlarda sıklıkla görülen bir durumdur. Eğer yerinden oynarsa koruyuculuğu azalır.

Kullanılmaması Gereken Durumlar

• Son 3 ay içinde veya halen rahim ağzında, rahimde veya tüplerinde iltihap/yara olan kişilere uygulanamaz.
• Birden fazla kişi ile cinsel ilişkisi olanlara uygun değildir. Bu kişilerin kesinlikle kondom kullanması gerekir.
• Düzensiz adet kanamaları olanlar
• Adet kanamaları 7 gün ve daha uzun sürenler
• Bir adet kanaması döneminde (tamamen ıslanmış) 10 ped/bez değiştirenler
• Adet dönemlerinde ağrısı fazla olanlar
• Kansızlığı olanlar
• Doğuştan üreme organlarında şekil bozukluğu olanlar

Spiral (RİA) yada halk arasında yaygın şekilde kullanılan adıyla rahim içi araç tüm dünyada en fazla tercih edilen geri dönüşümlü doğum kontrol yöntemidir.
Rahim içi araç geri dönebilir doğum kontrolü sağlayan ve ana yapısı kıvrılabilir polietilen olan küçük bir araçtır. Yapısı T harfine benzer. Polietilen gövde üzerinde bakır tel sarılıdır. Bu bakır zaman içinde yavaş yavaş salınarak RİA'nın etki mekanizmalarından birini oluşturur. Günümüzde kullanılan modern spirallerlerin önerilen kullanım süreleri değişkendir. Üretici firmalar 3 yıl ile 8 yıl arasında değişen kullanım süreleri belirtmekle birlikte yapılan klinik deneysel çalışmalarda bunların hemen hepsinin 10 yıl süreyle sorunsuz kullanılabileceği gösterilmiştir.
Temel yapı T şeklinde olmakla birlikte piyasada değişik marka ve yapılarda pek çok RİA bulunmaktadır. Bunların etkinlik açısından birbirlerine üstünlükleri yoktur. Toplumumuzda ithal spiral şeklinde bir tabir bulunmaktadır. Hastalar kendilerine ithal spiral takılmasını talep etmektedirler oysa Türk malı bir spiral zaten piyasada yoktur.
Yüz yıla yakın bir zamandır istenmeyen gebeliklerin engellenmesinde güvenle ve yüksek etkinlikle kullanılmasına rağmen RİA'nın gebeliği nasıl engellediği hala daha tam anlamıyla anlaşılamamıştır.
RİA tüm doğum kontrol yöntemleri içinde etkinliği en yüksek olanlardan birisidir. Koruyuculuk araç takıldığı andan itibaren başlar. Kullanımın ilk yılı içinde 1.000 kadından sadece 6-8'i istenmeyen bir hamilelikle karşı karşıya kalır. Spiralin koruyuculuğu çıkarıldığı anda biter.
Yumurtlama üzerinde bir etkisi olmadığından kişi aynı ay hamile kalabilir.
RİA'nın cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı hiçbir koruyuculuğu yoktur. Bu nedenle bu hastalıklar açısından yüksek risk grubunda olan kadınlar (birden fazla partneri olan ya da, partneri birden fazla kişi ile ilişkisi olan kadınlar) mutlaka prezervatif kullanmalıdırlar.
Nadiren RİA yerindeyken de gebelik oluşabilir. Böyle bir durumda oluşan gebeliğin düşükle sonlanma olasılığı %50'dir. Ancak gebelik fark edildiği anda spiral çıkartılırsa bu oran %25'e düşmektedir. Gebelik devam ettiği halde spiralin çıkartılmaması ise anne adayının hayatını tehdit edebilecek düzeyde ve şiddette bir enfeksiyon riskini de beraberinde taşır. Bu nedenle eğer spiralin ipi görülemiyorsa ya da ultrasonda yeri saptanamıyorsa kürtaj düşünülmesi gereken bir yaklaşım olmalıdır.Bir yılda bakır rahim içi araç kullanan 100 kadından birden azı; progestoron rahim içi araç kullanan 100 kadından 2'si hamile kalmaktadır.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - SPERM ÖLDÜRÜCÜLER

Fitil, köpük, tablet ve sperm öldürücüler

Vajinal spermisitler, spermlerin servikse ulaşmadan etkisiz hale getirilmeleri için vajinaya konur. Köpük, tablet, krem şeklinde bulunurlar. Diğer doğum kontrol yöntemlerine göre etkinliği daha azdır. Etkinliğini artırmak için kondom veya diyafram ile birlikte kullanılmalıdır.

Fitil, köpük, tablet ve benzeri sperm öldürücüler, hazneye konularak erkek tohum hücrelerini öldüren kimyasal maddelerdir. Bu yöntem her kadın için uygundur.

Yöntemin güvenilirliği doğru kullanıma bağlıdır . Her cinsel ilişkide ve doğru olarak kullanıldığında koruyuculuğu yüksek (% 97) bir yöntemdir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı kısmen koruyucudur. Bu maddeleri kadınlar kendileri uygular. Bu yöntemi kullananlar, her cinsel ilişkiden 15 dakika önce hazneye bir adet fitil koymalı, köpük ilişkiden sonra 6-8 saat haznede kalmalı, hazne temizliği daha sonra yapılmalıdır. Her cinsel ilişkide yeni bir fitil uygulanmalıdır.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - PREZERVATİF

Poliüretan veya latex prezervatif erkek cinsel organını kaplar ve spermi toplar Bu sayede spermin kadın vajinasına girmesini önler.

Olumlu Yönleri

Gebeliği önlemede etkili bir yöntemdir. Doğru kullanıldığında, gebeliği %90-95 önler. Eğer beraberinde, spermisit denen krem, köpük, tablet şeklinde olan Erkek Döl Hücrelerini Öldüren Tablet ve fitiller kullanılırsa etkililiği %99’a çıkar.

Erken boşalmayı önler.

AIDS, bel soğukluğu, frengi gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı her iki cinsel eşi de korur.

Kadınları rahim ağzı kanserine karşı korur.
Olumsuz Yönleri
Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratır
Nasıl Kullanılır?
Penis setleştikten sonra, vajene hiç temas etmeden takılır.
Kondomun ucunda 1-2 cm. kadar bir boşluk bırakılır. Erkek boşaldığında, meni bu boşluğa dolar, Eğer boşluk bırakılmazsa, kondom yırtılabilir.
Kondom sertleşme kaybolmadan çıkarılmalıdır.
Çıkarıldıktan sonra, mutlaka delik veya sızıntı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Eğer böyle bir durum söz konusu ise, hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. İlk 72 saatte başvurulursa, gebelik oluşmadan engellenebilir.
Her kondom sadece bir kere kullanılır. Her cinsel ilişkide, yeni bir kondom kullanılmalıdır.
Kondomlar sıcak ve nemli yerlerde saklanmamalıdır. Güneş ışığında bırakılmamalıdır. Bu durumlarda, yırtılma olasılığı artar. Bazen gözle görülemeyecek kadar küçük delikler oluşur. Bu da gebeliğe neden olur.
Üzerindeki tarih, üretim tarihidir. Son kullanma tarihi, üretim tarihinden 5 yıl sonradır.
Kondom kullanırken kayganlaştırmak için vazelin ve yağlı tablet ve fitiller kullanılmaması gerekir. Bunlar da kondomun yırtılmasına neden olabilir. Özel su bazlı tablet ve fitiller (KY jeli gibi) kullanılabilir.
Kullanılmaması Gereken durumlar
Eğer kadın ya da erkeğin kauçuk alerjisi varsa kullanılmamalıdır. Bu çok nadir görülen bir durumdur.Normal kullanımda bir yılda 100 kadından 14'ü hamile kalmakta; hatasız kullanımda bir yılda 100 kadından 3'ü hamile kalmaktadır.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - KADINDA TÜPLERİN BAĞLANMASI

Uterusun sağında ve solunda birer adet olmak üzere iki adet fallop tüpü bulunur.Yandaki resimde görülmektedir.Sterilizasyon, fallop tüplerinin geçirgenliğinin cerrahi yöntemlerle kalıcı olarak bozulması işlemidir.

Tüplerin geçirgenliği yakma, bağlama ya da tüplerin etrafına halka takılması suretiyle bozulduğunda yumurta ile sperm hiçbir şekilde karşılaşamadığından gebelik ihtimali ortadan kalkar.Bu yöntem tüplerde ciddi hasar oluştuğundan tüplerin tekrar eski haline getirilmesi çok zordur.Sterilizasyon yöntemin koruyuculuk oranı %100'e yakın olmakla beraber uygulanan cerrahi işlemin niteliği (yakma veya bağlama gibi) ve bazı bireysel özellikler sebebiyle çok ender durumlarda gebelik oluşabilir. Koruma süresi ömür boyudur.Yeniden çocuk sahibi olmak istediğinde tekrar operasyon gerektirir. Tüplerin geçirgenliğinin tekrar sağlanması başarı şansları düşük ve maliyetleri yüksek operasyonlardır.

Gelişmiş ülkelerde, üreme çağındaki çiftlerin yaklaşık %24'ü doğum kontrol yöntemi olarak cerrahi sterilizasyonu seçiyor. Güvenilirliği %99.8 olan tüplerin bağlanması yönteminin kadının cinsel yaşamına ve ruh sağlığına olumsuz hiçbir etkisi yok.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - KADIN PREZERVATİFİ

İnce poliüretan malzemeden yapılmış kadın prezervatifinin görünümü iki ucu esnek halkalardan oluşan çorap gibidir. Sondaki halka kılıfı tutar ve vajinanın arkasında yer alır; ön halka ise vajinanın dışında kalır. Kılıf tüm spermi toplar ve vajinaya girmesini önler.


Dış halka cinsel ilişki sırasında vajinanın içinde bulunur; penisin prezervatifin kenarlarına kaymamasına dikkat edilmelidir.


İlk kullanımı zor gelebilir; İlişki sonrası kalkmadan önce meninin sızma yapmasını önlemek için doğru çıkarılmalıdır.


Doğru ve düzenli kullanılan kadın prezervatifi HİV virüsünün ve en yaygın olan STD'lerin bulaşma riskini en aza indirir; reçetesiz alabilirsiniz.


Eğer sizin ya da partnerinizin latex'e alerjisi varsa, polüretan prezervatif bunun için iyi bir alternatiftir.Normal kullanımda bir yılda 100 kadından 21'i hamile kalmakta; hatasız kullanımda bir yılda 100 kadından 5'i hamile kalmaktadır.




HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - İLİŞKİ SONRASI HAPI

Ertesi gün hapı doğum kontrol yöntemi değildir. Korumasız cinsel ilişkiden sonra, sürdürülmesi kesinlikle istenmeyen gebeliklerin, döllenmiş yumurtanın rahim yüzeyine yerleşmesinden önce önlenmesidir.
Korunmadan girilen cinsel ilişki sonrasında olabilecek istenmeyen gebeliği, ilişkiden sonraki 72 saat içerisinde alacağınız “Ertesi gün hapı” ile önleyebilirsiniz. Reçete ile satılan bu hapların fazla beklenmeden alınması gereklidir. Çünkü haplar ne kadar erken alınırsa, etkisi o kadar fazla olur.
“Ertesi gün hapı”, levonorgestrel hormonu (bir gestajen türü) içeren iki tabletten oluşur.
Son derece etkili olan bu hapın neredeyse hiçbir yan etkisi yoktur.
“Ertesi gün hapı” zamanında alındığında güvenilirlik oranı son derece yüksektir ve yaklaşık on vakanın dokuzunda istenmeyen gebeliği önler.
“Ertesi gün hapı” ne kadar erken alınırsa, etkisi o kadar fazla olacaktır.“Ertesi gün hapı”, düzenli korunma yolu olarak kullanıma uygun değildir.
Nedeni:
Doğum kontrol hapı ve spiral gibi korunma yöntemlerinin etkisi daha fazladır, kısa süre içerisinde sık sık alındığı takdirde “ertesi gün hapı”nın etkisi azalmaktadır, uzun süreli kullanımda yan etkisi diğer doğum kontrol araçlarına oranla daha fazladır ve “ertesi gün hapı” diğer doğum kontrol araçlarından daha pahalıdır.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - GERİ ÇEKME YÖNTEMİ

Halk arasında bu yöntem “çekilme, “dikkatli olma”, dışarı boşama” gibi pek çok isim verilmiştir. Cinsel ilişki sırasında, erkeğin cinsel organının boşalmadan (meninin gelmesi) önce vajenden çıkarılarak meninin vajen dışına boşaltılmasına dayanan bir yöntemdir. Başarı oranı %75’dir.

Bu yöntemi kullanırken sıklıkla yapılan hata, spermlerin yalnızca ejakulasyon sıvısında (yani meni sıvısında) bulunduğunun sanılmasıdır. Halbuki ejakülasyon öncesi dönemde penisten dışarı salınan az miktardaki şeffaf ve kaygan sıvıda da spermler az miktarda da olsa bulunmaktadırlar. Bazı durumlarda bu az sayıda spermler bile gebeliği başlatmak için yeterli olabilmektedir.

Gerçek bir birleşme olmaksızın da gebe kalmak mümkündür. Bu, oldukça düşük bir ihtimal olmasına karşın, özellikle vajinanın giriş kısmına yakın olan boşalmada, spermler ejakulasyon esnasında penisten belli bir hızla dışarı "fışkırma tarzı" atıldıklarından spermlerin bir kısmının vajinaya girmesi ve buradan genital kanalın içine doğru ilerleyerek gebeliği başlatması mümkündür.

Bu yöntemle korunan çiftlerin 1/3’ünde gebelik görüldüğü bildirilmiştir. Ayrıca, kadında ve erkekte psikolojik sorunlara yol açabilir.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - ERKEKLERDE TÜPLERİN BAĞLANMASI (VAZEKTOMİ)DO

Çiftlerin gebelikten korunmak için kullanabileceği kalıcı ve geri dönüşü olmayan bir yöntemdir. En etkili gebeliği önleyici yöntemlerden biridir. Artık daha fazla çocuk sahibi olmak istemeyen çiftler için uygundur. Eşin rızası gereklidir. Kanallar, sadece testisler (hayalar) ve meni kesesi arasında köprü görevi yaptığı için kanalların bağlanmasının boşalan sıvıda spermlerin olmamasından ve gebeliği engellenmesinden başka hiçbir etkisi yoktur.

Kısa süren bir işlem ile her iki kanal bağlanır. Böylelikle, spermlerin kanallardan geçerek meni kesesine gelmesi engellenmiş olur. Kanallarının bağlanması, erkeğin hastanede yatmasını gerektirmeyen basit bir operasyondur. Ameliyattan sonra, yeri iyileşene kadar dikkat etmekten başka yapılması gereken hiçbir şey yoktur. Erkeğin sertleşmesini, boşalmasını, meninin miktarını, rengini, cinsel istekleri ve cinsel tatmini etkilemez. İlk 20 boşalmada meni içinde hala sperm olacağı için bu sürede başka bir yöntemle (prezervatif gibi) korunulması gerekir. Yirmi boşalım sonrası mutlaka vazektomi uygulanan klinikte sperm sayımı yaptırmak gerekmektedir.
Başka çocuk isteyenler için uygun değildir. Geri dönüşü sağlayacak olan mikrocerrahide başarı şansı çok düşüktür; her yerde uygulanmaz ve pahalıdır. Nadir de olsa sperm kanalları kapatılmamış olabilir.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - ELEKTRONİK DOĞUM KONTROLÜ

Çin'de, erkekler için elektronik doğum kontrol yöntemi geliştirildi. Spermleri öldüren elektronik dalgalar yayan çağrı cihazı büyüklüğündeki bir alet, erkek iç çamaşırına yerleştiriliyor. Cihazın 1 saat çalıştırılması, erkekte bir ay kadar spermleri öldürerek sterilite sağlıyor.
HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - DÜŞÜK HAPI VE İĞNESİ

Düşük iğnesi diye adlandırılan iğneler aslında adet söktürücü iğnelerdir ve gebeliği sonlandırmayı sağlamaz.Bu tür iğneler östrojen ve progesteron hormonunu beraberce içerirler ve geciken adetin başlamasını sağlarlar.

Düşük hapı ise gebeliğin en erken dönemlerinde etki ederek gebeliğin sonlanmasını sağlıyor. Aslında ilacın düşük yaptığını söylemek biraz hatalı olur. Çünki gebeliğin en erken aşamasına etki ederek yumurta hücresiyle spermin birleşmesinden oluşan embriyonun uterusta (rahim içinde) yerleşmesini önleyerek gebeliği engelliyor. Embriyo yerleştikten sonra ise gebelik daha ileri aşamalara geldiğinde düşüğü gerçekleştirmek için mizoprostol adı verilen başka bir ilaçla kombine ediliyor. Bu kombinasyon sonucunda erken gebelik döneminde kürtaj gerekmeksizin düşük gerçekleşebiliyor.
Şu an için gebeliğin sonlandırılması ülkemizde yasal olarak 10. gebelik haftasına kadar ve kürtaj yoluyla gerçekleşiyor. Bu gebelik haftasından sonra gebeliğin sonlandırılması ise kadının isteğine göre değil, anne adayının hayati gebeliği devam ettirmesini engelleyen hastalıkları olduğunda, veya bebekte ciddi gelişim kusurları olduğunda bir kurul onayıyla mümkün oluyor.
İğneler (aşı, enjekte edilen hormonlar)

İğneler, hormon içerir. Her ay ve 3 ayda bir yapılan iki türü vardır. Yapıldıktan sonra kana yavaş yavaş hormon salınır. Hapa benzer şekilde yumurtanın oluşumunu engeller. Ayrıca rahim ağzındaki salgıları kalınlaştırarak spermin geçip rahme ulaşmasını önler. Daha önce hiç gebe kalmamış kadınlar da rahatlıkla kullanabilir.

İğneler, eczanelerden ve sağlık kuruluşlarından (sağlık ocağı, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri ve hastaneler) alınabilir. Ancak, iğneleri kullanmaya başlamadan önce danışmanlık alınarak kullanmak isteyen kişiye uygun bir yöntem olup olmadığına karar verilmesi kan basıncının ve vücut ağırlığının ölçülmesi gibi bazı işlemlerin yapılması gerekmektedir. Bu nedenli, iğneleri kullanmaya başlamadan önce ve kullanırken belirli aralıklarla bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Olumlu Yönleri

• Gebeliği önlemede etkili bir yöntemdir (%99)
• Kullanımı çok kolaydır.
• Adet kanamsı sırasında olan ağrı ve sancılar ile adet öncesi gerginliği azaltır.
• Adet kanaması miktarını azaltarak, kansızlığın önlenmesine yardımcı olur.
• Kadını yumurtalık ve rahim kanserine karşı korur.
• İyi huylu meme kistlerini azaltır.
• Dış gebeliği önler.
• Rahim ve tüplerde iltihap oluşmasını engeller.

Olumsuz Yönleri

• Bırakıldığında doğurganlığın dönüşü 6-9 ay gecikebilir.
• Enjeksiyonlar için sağlık kuruluşuna gitmek gerekir.
• İlk kullanımda 1-2 kilo artışı yapabilir. Bu daha ziyade su tutulumu şeklindedir. Daha az tuzlu
yenmesi, hareketin artırılması ile düzelir.
• Memelerde dolgunluk yapabilir. Bu etkisi ilk 3 ay içinde düzelir.
• Kadınların bazılarında kan basıncı (tansiyon) yükselebilir. Bu nedenle, ilk kullanıldığında ve
daha sonraki kontrollerde kan basıncı ölçülmelidir.
• Bazı ilaçlarla etkileşimi vardır.
• Aylık yapılan iğneler, sigara içen kadınlarda dolaşım bozukluklarına neden olabilir:
• Özellikle 3 aydan bir yapılan iğneler adet düzensizliklerine neden olabilir. Bu adet miktarının azalması hatta kesilmesi, ara kanamalar, lekelenmeler, nadiren de aşırı kanama şeklinde olabilir.
Bu düzensizlikler 9-12 ay içinde büyük ölçüde düzelir.

Nasıl Kullanılır?

• Adet kanamanızın ilk günü (ya da ilk 5 gün içinde) enjeksiyon koldan veya kalçadan yapılır. Gebe kalmak istediğiniz döneme kadar hiç ara vermeden (hatta yıllar boyunca) iğneleri kullanabilirsiniz.
• Diğer enjeksiyon için verilen randevu tarihinden önceki 7 gün içinde başvurabilir ve enjeksiyon yapılabilir. Ancak, enjeksiyonun yapılması için verilen tarihten 1 gün bile gecikilmemelidir.
• Bazı kadınlarda özellikle kullanımın ilk 3 ayında bulantı, ara kanaması, lekelenme, memelerde dolgunluk ve 1-2 kilo artışı yapabilir. Bu belirtiler 3 ayın sonunda tamamen geçer.
• Bu iğnelerle birlikte bazı ilaçlar kullanılmamalıdır. Bu ilaçlar etkisini azaltarak gebeliğe neden olabilir Eğer düzenli ilaç kullanılıyorsa mutlaka hekime danışılarak kullanılan ilaçların iğnelerle birlikte kullanılıp kullanılmayacağı öğrenilmelidir.

Kullanılmaması Gereken Durumlar

• Adetleri düzensiz olanlar (düzensizliğin nedeni belirleninceye kadar)
• Şeker hastaları
• Karaciğer bozukluğu olanlar (siroz, sarılık gibi)
• Tansiyonu yüksek olanlar
• Damar tıkanıklığı, bacaklarında kızarıklık, şişme ve ağrı ile belirti veren damar hastalığı olanlar
• Özellikle bulantı, kusma ile birlikte şiddetli baş ağrıları olanlar kullanmamalıdır.

HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - DOĞUM KONTROL HAPLARI

Doğum kontrol hapları, normalde kadın vücudunda bulunan dişilik hormonlarını içeren ve kullanıldığı sürece gebeliği önleyen, etkili, kullanımı kolay ilaçlardır. Doğru kullanıldıklarında, doğum kontrol haplarının etkinliği yüzde 99.9’dur. Bu da, hamile kalma olasılığının hemen hemen hiç olmaması demektir.

Doğum kontrol haplarının gebeliği önleme dışındaki faydaları nelerdir?

Doğum kontrol hapları son derece etkili, kullanımı kolay, etki ve yan etkileri çok iyi incelenmiş ilaçlardır.

Doğum kontrol hapları, adet öncesi gerginlik ve ağrılı adet şikayetlerini azaltır, adet kanamaları miktarca daha az, daha kısa ve düzenli hale gelir, bunun sonucu olarak, demir eksikliğine bağlı kansızlık gelişme sıklığı azalır.

Ayrıca, doğum kontrol hapları, dış gebelik gelişme sıklığını, yumurtalıklarda ve memede kist oluşumunu, rahim ve yumurtalık kanseri risklerini azaltır. Çoğu kez sivilcelerde düzelme görülür. Osteoporoz denen kemik erimesi riskini azaltır. Romatoid artriti azaltır.

Yan etkileri

Hap kullanımı sırasında olabilecek yan etkiler nelerdir, hangi durumlar beni rahatsız edebilir?

Hap kullanımı ile ilk üç ayda oluşan yan etkiler bulantı, kusma, baş dönmesi, başağrısı, ara kanaması, memelerde duyarlılık ve vücutta şişkinlik hissidir. Bu yan etkiler geçicidir, üç dört ay içinde hafifleyerek kaybolmaları beklenir. Bu gibi durumlarda, hapı bırakmak yerine doktorunuza danışmak en iyi çözümdür.

Hap kullanırken doktora danışmam gereken durumlar nelerdir?

Şiddetli karın ağrısı, uyluk ya da bacak ağrısı olduğunda; şiddetli göğüs ağrısı veya nefes darlığı geliştiğinde; şiddetli başağrısı, ani görme kaybı ya da bulanık görme veya konuşma bozukluğu ortaya çıktığında, gebelik şüphesinde ya da depresyon, sarılık veya memede kitle geliştiğinde hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Nasıl kullanmalıyım?

Doğum kontrol hapı kullanmaya karar verdim, nasıl başlamalıyım?

Hiç hap kullanmadıysanız ya da birkaç ay ara verdiyseniz, adet kanamanızı beklemeniz ve adet kanamasının ilk günü paketin ilk hapını almanız gerekir.

Doğum kontrol hapı kullanmaya başladım, nasıl devam etmeliyim?

Her gün bir tablet alarak paketi bitirmeli ve yedi gün hap kullanmaya ara vermelisiniz. Hap almadığınız bu dönemde adetiniz başlayacaktır. Adet görmeyebilirsiniz, hapı düzenli kullandığınızdan eminseniz telaşlanmayın. Adet kanamanız nasıl olursa olsun bir sonraki kutuya yedi günlük aranın sonunda başlamalısınız.

Hap almayı unuttuğum zamanlarda ne yapmamı önerirsiniz?

Hapı unuttuğunuzu farkettiğinizde hemen bir tablet almanız gerekir. 12 saatten daha fazla gecikme yoksa koruyuculuk devam edeceğinden problem yok demektir. Ancak hapı unuttuğunuzu 12 saatten daha sonra fark ettiyseniz unutulan hapı hatırladığınız an yutmalı, o günün hapını da normal zamanında almalısınız. Bu durumda koruyuculuk tam olmayacağından bir sonraki adet kanamasına dek ek doğum kontrol önlemi uygulamalısınız.

Zaman zaman hap kullanmayı bırakmalı mıyım?

Hayır, tıbbi nedenler olmadıkça ara vermeniz gerekmez.

Peki ya kimlerin doğum kontrol haplarını kullanmaları sakıncalıdır?

Gebeler ya da gebelik şüphesi olanlar; kalp damar sistemine ve beyin damarlarına ait hastalığı bulunanlar; damarın pıhtı ile tıkandığı hastalığı aktif olarak geçirmekte olanlar ile daha önce geçirmiş olanlar; aktif karaciğer hastalığı bulunanlar; kadın organlarına ait kanser veya meme kanseri bulunanlar doğum kontrol haplarını kullanmamalıdır.

Özel durumlarda doğum kontrol haplarının kullanımı

Yakında evlenecek kişiler doğum kontrol haplarını nasıl kullanmalıdır?

Doğum kontrol yöntemi olarak hap kullanmayı planlıyorsanız, evlenmeden en az bir ay önceki adetinizin ilk günü hap almaya başlamalısınız.

Kusma ve ishal durumlarında ne yapılması gerekir?

Hapı aldıktan sonraki 3-4 saat içindeki kusmalar ve ciddi ishaller hapın emilimini önlediği için koruyucu etkinliğini azaltabilir. Bu durumda son tableti başka bir kutudan tamamlayıp diğer tabletleri zamanında alarak devam etmelisiniz. 12 saatten çok süren kusma ve ishal durumlarında doktorunuza danışmalısınız.

Doğum sonrası ve süt verme döneminde hap kullanımı nasıl olmalıdır?

Çocuğunuzu emziriyorsanız hap kullanmayı bebek altı aylık oluncaya dek ertelemelisiniz. Emzirmiyorsanız doğumdan sonraki ilk adet kanamasının birinci günü doktorunuza danışarak hap kullanmaya başlayabilirsiniz.

Düşük ve kürtajlardan sonra hap kullanmaya nasıl başlanmalıdır?

Gebeliğin üçüncü ayından önceki düşük ve kürtajlarda tıbbi bir engel yoksa doktorunuza danışarak hemen hapa başlanabilir.

Gebe kalmaya karar verdiğimde ne yapmalıyım?

Kullandığınız paketi sonuna kadar tamamlayıp hap almayı bırakmanız yeterlidir. Hamile kalma yeteneğinizi hemen kazanırsınız.

Doğum kontrol hapı kullanırken sigara içebilir miyim?

Sigara kalp hastalıkları için bir risk faktörüdür. 35 yaşından sonra hapa devam edilecekse sigaranın bırakılması önerilir.

Merak ettikleriniz

Haplar kilo almaya neden olur mu?

Özellikle düşük miktarlarda hormon içeren hapların kiloda değişikliğe neden olmadığı saptanmıştır.

Doğum kontrol haplarının sivilceye olan etkisi nasıldır?

Yapılan araştırmalar doğum kontrol haplarının çoğu kez sivilceyi olumlu yönde etkilediğini belirtmektedir.

Doğum kontrol hapları adet kanamamı etkiler mi?

Hap kullanımı sırasında görülen adet kanaması normale göre daha hafif ve daha kısa sürelidir.

Hap kullanırken ara kanamalar olağan mıdır?

Evet. Hapı ilk kullandığınız zamanlarda normal adet kanaması dışında lekelenme tarzında ya da daha şiddetli düzensiz kanamalar görülebilir. Hapı normal olarak almaya devam etmek gerekir. Bu kanamalar 3-4 ay sonra kaybolur. Eğer devam ederse doktorunuza danışmanız gerekir.

Hap kanser riskini arttırır mı?

Hayır. Tersine hap kullanan kadınlarda yumurtalık ve rahim kanserinde yüzde 50 ila 60 oranında azalma olduğu ve hap kullanımına son verilse bile bu etkinin onbeş yıl boyunca devam ettiği saptanmıştır. Ayrıca yaşamlarının herhangi bir döneminde hap kullanmış kadınlarda kalınbarsak kanserine de daha az oranda rastlandığı bulunmuştur.

Hap kısırlığa neden olur mu?

Hayır, hap kısırlığa neden olmaz. Hap kullanmayı bıraktığınızda hamile kalmanız mümkündür.

Hap kalp hastalıklarına neden olur mu?

Hap ile kalp ve damar hastalıkları arasındaki ilişki değişik hormonların dozuna ve cinsine bağlıdır. Günümüzde kullanılan düşük dozlu doğum kontrol hapları ile bu risk en aza indirilmiştir. Bu tür hastalıklara eğiliminiz varsa doktora danışmanız gerekir.



HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - DOĞUM KONTROL BANTLARI

Cilt bantları sentetik hormonlar içerip doğal doğum kontrol hapları gibi etki göstererek gebeliği engellemektedirler.
Doğum kontrol hapları ile aynı etkidedirler.
Doğum kontrol bantları haplarından daha risklidir.Bazı marka doğum kontrol bantları, kan pıhtılaşmasına yol açarak ölüm riskini artırıyor.
Bu bantların yan etkileri doğum kontrol haplarından üç kat fazla , bunun sebebide bant kullanımı sırasında doğum kontrol haplarına oranla yüzde 60 oranında daha fazla östrojenin kana karışması .
Doğum kontrol hapları ve bantların aynı oranda östrojen içermesine rağmen bantların hormonu emme kapasitesi yüzde 50 fazla . Bu da kadında kan pıhtılaşması riskini artırıyor .


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - DİYAFRAM UYGULAMASI

Diyafram rahim ağzını örten, kenarları sert, kauçuk bir araçtır ve vaginaya yerleştirildiğinde, bir daire şeklini alır ve serviksin 'girişini' kapatacak şekilde yerleştirilir.Servikal açıklığa uygulanan spermisit jel ya da krem ile birlikte kullanılır spermisit madde diyafram tarafından fiziksel olarak engellemeyen spermleri öldürür.

Servikal başlık şekil olarak diyaframa benzerdir, fakat biraz daha sivridir.

Serviksin girişi 'kapatıldığı' için, spermler geçemez. Her zaman birlikte kullanılması gereken spermisid jel, spermi öldürür, ya da hareketsiz kılar. Serviksiniz için uygun ebatta olup olmadığını anlamak için ilk kullanımda doktor veya hemşire tarafından yerleştirilmesinde fayda vardır. En erken olarak, cinsel ilişkiden 6 saat önce yerleştirilmeli ve en erken olarak, cinsel ilişkiden 6-8 saat sonra (en geç 24 saat sonra) çıkartılmalıdır. Koruyuculuk oranı % 85'dir.

Cinsel ilişkide bulunduğunuz her seferinde kullanılmalıdır, cinsel ilişki sırasında yerinden çıkabilir, yerine yerleştirmesi karmaşık gelebilir, her cinsel ilişkiden önce spermisidin yenilenmesi gerekmektedir, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir, bazı kadınlar spermiside ve latekse karşı alerjiktirler.Bu sebeplerden dolayı pek tercih edilen bir yöntem değildir.

DİYAFRAM

İnce plastikten yapılmış, rahmin vajene açılan kısmına yani rahim ağzına yerleştirilen bir kapaktır. Spermlerin rahme geçişini engelleyerek gebelikten korur. Kadın, her cinsel ilişki öncesinde diyaframı kendi yerleştirir, cinsel ilişki sonrasında ise çıkarır.

Diyafram, hekimin muayenesi ve rahim ağzının ölçüsünün alınmasından sonra sipariş verilir ve her kadın için rahim ağzına uygun boyutta özel yapılır. Bu yöntemi kullanmaya başlamadan önce danışmanlık alınarak daha etkili yöntemler hakkında bilgi sahibi olunması kullanmak isteyen kişiye uygun bir yöntem olup olmadığına karar verilmesi için bir sağlık kuruluşuna (sağlık ocağı, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri ve hastanelerde) başvurulması daha uygun olur.

Olumlu Yönleri

• Kadın kendi kendine uygulayabilir

• Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşmasını engeller

• Erkek Döl Hücrelerini Öldüren Tablet ve fitiller ile birlikte kullanıldığında, hem gebeliği önleme hem de cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların bulaşmasını engelleme etkisi artar.

Olumsuz Yönleri

• Diğer gebeliği önleyici modern yöntemler kadar etkili değildir.

• Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratır.

• Cinsel ilişki sonrasında etkili olması için 6 saat daha rahim ağzında kalması gerekmektedir.

• Kadının doğum yapması, üreme organlarından ameliyat olması veya fazla kilo alması/vermesi gibi durumlar söz konusu ise tekrar rahim ağzının ölçüsü alınarak yeni bir diyafram yaptırılması gerekir.

• Kolay bulunmayabilir, pahalıdır.

Nasıl Kullanılır?

• Kadın, bir sağlık kuruluşuna başvurarak diyafram kullanmasını engelleyecek herhangi bir durumun olup olmadığı saptanır ve rahim ağzının ölçüsü alınır. Kadının rahim ağzına uygun boyutlarda bir diyafram yaptırılır.

• Doğru uygulama öğretilir ve ilk kez kadın, diyaframı, hekimin yanında rahim ağzına yerleştirir.

• Diyafram, cinsel ilişki sonrasında 6 saat vajenden çıkarılmamalıdır.

• Tekrarlayan cinsel ilişki (6 saat içinde) söz konusu ise, son cinsel ilişkiden sonra 6 saat beklenmelidir. Ancak, 24 saatten fazla rahim ağzında bırakılmamalıdır.

• Diyafram çıkarıldıktan sonra yıkanır, kurulanır ve özel saklama kabına yerleştirilir.

Kullanılmaması Gereken Durumlar

• Rahmi geriye dönük olan kadınlara,

• Mesanesi ve rahmi aşağı sarkmış kadınlara,

• Sık sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren kadınlara uygun değildir.

• Erkekte veya kadında nadiren alerji görülebilir. Alerjide yanma, kızarıklık, kaşınma gibi belirtiler görülür.



HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ - DERİ ALTI KAPSÜLLER

Cilt altı kapsülleri

Cilt altı kapsülleri etkili, uzun süreli ve geri dönüşümlü bir doğum kontrol yöntemidir. Yapay hormon içeren yumuşak silikondan yapılmış altı ince ve esnek kapsül kadının üst kolunun iç kısmında derinin hemen altında küçük cerrahi bir girişimle yerleştirilir ve vücuda yavaş yavaş hormon salgılar. İçinde prefesteron hormonu ovülasyonu (yumurtlama) baskılayarak ve servikal mukusu, sperm geçişini engelleyecek biçimde kalınlaştırıp azaltarak gebeliği önler. En etkili doğum kontrol yöntemlerinden biridir . Karaciğer hastalığı damarda pıhtılaşması olanlarda meme kanserinde kullanılmaz.

Deri altı kapsülleri ( Norplant) doğal kadınlık hormonu olan progesteronun sentetik formunu içeren deri altına yerleştirildikten sonra yavaş salınan ilaçlardır. Kadının daha az kullandığı kolunun üst iç kısmın deri altına altı adet olarak yerleştirilirler.Gebelikten koruyuculuğu %98.8'dir.Uygulandıktan sonra beş yıl süre ile etkilidir. Emzirmeyi etkilemez. Emziren anneler de kullanabilir.

Kapsüller çıkarıldıktan sonra kadın normal adet görmeye başlar ve yeniden hamile kalabilir.Bazen deri altı kapsülleri çıkarıldıktan sonra doğurganlığın dönüşü gecikebilir.

Kanama düzensizliklerine neden olabilir. Bazı kullanıcılarda baş ağrısı, huzursuzluk, kilo artışı ve iyi huylu over kistleri görülebilir.

Gebelik veya gebelik şüphesi olanlar,aktif karaciğer hastalığı olanlar,tanı konmamış vajinal kanaması olan kadınlar,damar hastalıkları ,meme kanseri veya şüphesi olan kadınlara bu işlem uygulanmaz.

Deri altı kapsülleri kullanırken dikkat etmeniz gerekenler:

*Kolunuzda şiddetli ağrı varsa,
*Uygulama yerinde iltihap veya kanama oluyorsa,
*Kapsüllerden birinin yerinden dışarı atılması durumunda,
*Adet kanamanız şiddetlenirse,
*Şiddetli baş ağrınız olursa,
*Karın ve kasığınızda şiddetli ağrınız olursa,
*Göğsünüzde şiddetli ağrı ya da nefes darlığı olursa,
*İşlemden sonra sarılık gelişmişse,
*Uygulamadan itibaren düzenli adet gördükten sonra adet gecikmesinin olması hallerinde,
Mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

BEBEKLERDE 12.AY GELİŞİMİ

Bebeğinizin o bitmez tükenmez enerjisini gördüğünüzde, onun hastaneden eve getirdiğiniz ufacık yaratık olduğuna inanamazsınız. Artık "kendi olma bilinci" çok gelişmiştir.

Yani artık kendini "farklı" bir insan olarak görmekte ve boyunu, ihtiyaçlarını ve isteklerini net olarak bilmektedir.

Yaklaşık her beş bebekten üçü 12. ayda yürümeye başlar, ancak bunun bir genelleme olduğunu unutmamak gerekir. Onikinci ay sonunda bebeğinizin ayakta desteksiz durabilmesi, ancak yürümeye hazır olmaması da normal bir gelişim sayılır.

Bebeğin ilk adımları genelde düşmeyle sonuçlanır; bu zamanlarda bebeğe sarılmak ve hiçbir şey olmadığını yumuşakça anlatmak onu tekrar yürümesi için cesaretlendirecektir. Düştükten sonra canının yanmasından çok, başarısız olduğu için ağlar. Bu yüzden yanına koşup endişenizi ona gösterirseniz, düştüğü için daha çok üzülecektir.

Bebeğinizin, ayaklandıktan sonra bile emeklemeye devam etmesi sizi endişelendirmemelidir. Yürümeye yeni başlayanlar, emekleyerek istedikleri yere ulaşmaları daha kolay olduğundan bir süre daha emeklemeyi tercih edebilirler.

Zaman içerisinde bebek yürüme işlevinin tüm mekaniğini anlayacaktır. Makul bir güvenle, düz bir hat üzerinde yürüyebildiği zaman, köşeleri nasıl döneceğini veya düşmeden, kendi isteğiyle nasıl duracağını keşfedecektir. Hareketli bir bebek oyun parkından veya yatağından tırmanabilir ve bu tehlikeli bir biçimde düşme riskini arttırır. Bebeğiniz tırmanmayı çok seviyorsa, karyolasının bir tarafını biraz aşağı indirebilirsiniz, böylelikle daha rahat içeri girer veya dışarı çıkar, ancak odayı olası tehlikelerden arındırmalısınız.

Bebeğiniz kaşık veya çatalı çok iyi kullanmasa da kendi kendine yemek yiyebilir. Uygun zamanlarda elleriyle yemek yemesine izin verin ve yaptığı dağınıklığı hoş görün. Genelde, ebeveyn yemek yedirdiğinde, bebeğin zorlandığını düşünür ve aslında o yemeği sevse bile reddedebilir.

Bu dönemde bebeğiniz, biraz daha hareketlendiğinden, kilo alması yavaşlar. Gün içinde tek öğün yiyip, birkaç yiyecek dışında önüne sunulan her şeyi reddedebilir. Az yediğini düşünmenizin bir nedeni de sindirim sisteminin artık yemekleri eskisinden daha etkili bir biçimde sindirmesidir. Yemek yeme alışkanlıklarının yanı sıra yemek tercihleri de bu dönemde oldukça belirginleşir. Aniden bebeğiniz çok sevdiği muzu reddedip her öğün elma yemek isteyebilir. Bu tamamen normaldir.

Bu dönemdeki bebeklerin gün içinde en az bir kez dinlenmeye, yani uykuya ihtiyaçları vardır. Genelde uyku için en iyi zaman öğle yemeğinden hemen sonra olmakla birlikte, bu her zaman gerçekleşemeyebilir. Kendi düzeninize ya da onunkine uygun olarak, bebeğinizi farklı zamanlarda uyumaya teşvik edebilirsiniz.

Bu ayın başında bebeğiniz, gündelik eylemleri ile ilgili ona söyleyeceğiniz pek çok şeyi anlar. Bu ay sonunda bir iki kelimeyi kendine özgü bir şekilde söyleyebilir.

Bebek hala uzanabildiği her şeyi anlamaya ve öğrenmeye çalışmaktadır. Eline aldığı her şey kurcalanmalı, sallanmalı ve yere atılmalıdır. Işığı açıp kapamak ise en heyecan verici oyunlardan birisidir. Hareket eden hemen her nesne onu cezbeder ve artık nesneleri parçalara ayırmaktan değil, bir araya getirmekten hoşlanır.

Oyuncak satın alırken, oyuncak kutularının üzerindeki yaş sınırlamalarına özellikle dikkat etmelisiniz. Bunlar çocukların zihinsel kapasitelerinin yanı sıra güvenlik nedenleriyle de konulmuştur. Eğer kutudaki yaş sınırı 3 yaş üzerini gösteriyorsa, bunun nedeni bu oyuncakların daha küçük yaştakilerin ağızlarına sokabilecekleri küçük parçalarının olmasıdır.Artık daha karmaşık oyunlardan hoşlanır. Örneğin elbiselerini kendi çıkarmak isteyebilir.

Bebeğiniz bir an çok anlayışlıyken hemen sonrasında huysuzlaşabilir ve dediklerinizi dinlemeyebilir. Etrafında oynayacak birileri olduğunda dediklerinizi daha kolay kabul eder. Her ne kadar bu dönemde beraber oynamasalar da yakınında bir yaşıtı olması hoşuna gider, ancak genelde daha büyük çocuklarla oynamayı tercih eder.

Oyuncak hayvanlar bu dönemde bebeğinizin favori oyuncaklarıdır ve genelde 1-2 tanesine çok bağlanırlar. Bu oyuncaklar genelde uykuya "geçişe" yardımcı olup, sizin bir alternatifiniz olurlar.
Her çocukta farklılık göstermekle beraber ayrılma korkusunu bu dönemde yoğun yaşarlar. İnsan yadırgama da aynı şekilde değişkendir: bir yere gidildiğinde yakınında olmaya çalışın, evdeyken bebek kendi başına dolaşabilir ve keşfe çıkabilir. Her ne kadar yadırgama son bir iki aydır azalmış olsa da hareketlendikten sonra tekrar başlayabilir.

Bu ay sonunda bebeğiniz bir mizah anlayışı geliştirecektir. Örneğin yaptığı bir şeye güldüğünüzü gördüğünde bunu tekrar tekrar yapar.

Bu dönem bebeğiniz aynı zamanda farklı ruh hallerini de yansıtacaktır. Bebeğin ruh hali tamamen sizin ruh halinize bağlıdır; eğer siz çok sinirliyseniz, bebeğinizi sakin tutmak pek mümkün olmayacaktır. Sinirli olduğu zamanlarda kısa bir süre için bebeği odasında yatağına bırakıp, kapısını kapatabilir ve biraz sakinleşmesini bekleyebilirsiniz. Göreceksiniz, gösterecek insan olmadığında bebeğinizin siniri hemen geçecektir.

Bebeğinize disiplin verirken tutarlı olmanın önemini daha önce belirtmiştik. Ancak yaşı ilerledikçe çevresinde her şeyin tutarlı olmadığını anlayacaktır. Eğer sürekli bebeğin arkasında koşturursanız, bir zaman sonra size dikkat etmeyi bırakacaktır. Planladığınız disiplin taktiklerini tehlike potansiyeli olan veya çevresini rahatsız eden durum ve davranışlar için saklamalısınız. Hatırlanması gereken ne kadar az kural olursa, bunları uygulaması da o kadar kolay olur.

Yakında bebeğiniz 1. yaşını kutlayacak. Her ne kadar bu yaşgünü, bebekliğin bitişini gösterse de bebekçe davranışların bitmiş olduğunu göstermez. Ancak bebekliğin verdiği çaresizlik dönemi arkada kalmış ve olgunlaşma dönemine girilmiştir. Ve sizin "çok özel" bebeğiniz, "çok özel" bir çocuk olma yolunda hızla ilerlemektedir.

12.AY DÖNÜM NOKTALARI SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

• Anne-babaya, tanıdıklarına ve sevdiği nesnelere şefkat ve ilgi gösterir.
• Uykuya karşı direnir.
• Ruh halleri değişkenlik gösterir.
• Anne-babadan ayrılmaya karşı çok tepki gösterir.
• Ebeveynlerden, gereğinden fazla yardım bekler.
• Sevmediği yemeklere veya yemek yedirilmeye direnir.
• Espri anlayışı gelişir.
• Kalkma, yürüme ve dolaşma karışımı bir eylem içersindedir.
• Tutunmadan bir iki adım atar veya tekerlekli bir oyuncağa dayanarak yürür.
• Karyoladan tırmanabilir.
• Merdiven çıkabilir.
• Ayaktayken kolayca oturma pozisyonuna geçebilir.
• Çömelme pozisyonundan ellerini kullanarak ayağa kalkabilir.
• Telefon, araba gibi oyuncakları kullanmayı öğrenir.
• Bir eli diğerine tercih eder.
• İki nesneyi kol altlarına sokup, üçüncüsünü eline alabilir.
• Kendisine verilen talimatları ve söylenilen pek çok şeyi anlar.
• "Anne" dışında bir iki kelime daha söyleyebilir.
• Dergi ve kitaplardaki hayvanları tanır.
• Kaybolan bir nesneyi, görmese bile son bulduğu yere bakar.
• Olayları daha uzun süre hatırlar.

HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

BEBEKLERDE 10.AY GELİŞİMİ

Bebeğiniz artık rahatlıkla ayakta durabilir ve bunu yaparken her türlü yardımı reddeder. Ayrıca, ayakta iken yavaş yavaş eğilip, düşmeden oturma pozisyonuna geçebilir. Bunu yaparken arada durur ve eğilip iki bacağının arasından bakar. Etrafını farklı açılardan görmek onu heyecanlandırır.

Bebekler ortalama olarak 11 aylıkken, sehpa kenarına tutunarak yürüyebilirler. Ancak bu her bebekte değişen bir durumdur ve sizin bebeğiniz de bunu daha erken ya da daha geç becerebilir. Sehpa kenarında çok rahat yürümeye başladıktan sonra yavaş yavaş ellerini bırakacaktır veya tutunmayı aniden unutacaktır. Tek ayağının üzerinde ve parmak ucunda yürümeyi deneyecektir. Tüm desteğini tek eline vererek eğilip yerden bir oyuncak almaya çalışabilir.

Bebeğiniz ayağa kalkıp, tutunarak da olsa yürümeye başladığında ayakkabı giymeye hazır demektir. Ancak ayak kaslarının güçlenmesi için ev içinde mümkün olduğunca çorapla gezdirmeye devam edin. Bebek çok iyi yürümeye başlayana dek ayakkabılar yumuşak ve elastik olmalıdır. Birçok anne, bebeğinin kalın ve sert tabanlı ayakkabı giymesi gerektiğini düşünür, ancak bu yanlış bir kanıdır. Sert ayakkabılar ayağının burkulmasına neden olabilir.

Merdivenler hemen hemen tüm çocukların ilgisini çeker. Çoğu bebek yukarı çok rahat çıkar ve merdiven başına vardığında nasıl ineceğini bilemediğinden korkarak ağlamaya başlar. En az bir sonraki aya kadar merdiven inmeyi beceremeyecektir. Bebeğiniz merdiven çıkmayı öğrendiğinde sürekli olarak gözetiminiz altında olmalıdır.

Bebeğiniz, tüm bunları denerken birçok kez düşecektir. Eğer bu düşmelere çok büyük tepkiler göstermezseniz, bebeğiniz de -çok canı acımadığı sürece- tepki vermez. Eğer bir düşme sonrasında bebeğiniz ağlayacak gibiyse ona sarılın ve sanki çok komik bir hareket yapmış gibi gülün, onu da güldürmeye çalışın. Sadece sizi güldürmek için tekrar düşmeye çalışmayacağından emin olmalısınız.

Bebeğinizin uyku düzeni de bu ay değişebilir. Uykuları gün içinde kısalıp, geceleri uzayabilir. Ya da gün içinde iki uykuyu birleştirip bir kez, ancak uzun süreli uykuya yatabilir. Bu gibi durumlarda bebek tüm öğleden sonra uykusuz kalacağından akşam yemeğine doğru huysuzlaşabilir. Bu yüzden belki de en iyi yol, öğle yemeğini erken verip, hemen yemek sonrasında uyumasını sağlamak, yani tek uykuyu mümkün olduğunca geçe almaktır.

Bebek geceleri uykuya dalmakta zorlanıyorsa, banyosunu gece yaptırmayı deneyin. Ilık bir banyo, onun tüm gece boyunca uyumasına yardımcı olacaktır. Eğer henüz başlamadıysanız, her gün yıkamaya başlamak için iyi bir dönemdesiniz; çünkü bebek hem gün içinde yerlerde dolaşmaktan, hem de kendi kendine yemek yemeye çalışmaktan kirlenir.

Onbirinci ayda bebek fiziksel gelişiminin yanı sıra diğer birçok alanda da gelişim gösterir. Örneğin, mutfaktan gelen ses ve kokulardan, akşam yemeğinin hazırlanmakta olduğunu anlar. Bunu önceden anlayarak, fazla "sabır" gösteremese de, herhangi bir şey için bekleyebilmeyi öğrenir.

Bazı zamanlar bebeğinizin ona söylediğiniz şeyleri duymadığını düşünmek sizi endişelendirebilir. Aslında bebeğiniz, böyle zamanlarda yaptığı işle o kadar meşguldur ki size cevap vermek istemez. Ancak duyma ile ilgili endişeleriniz büyüyorsa çocuk doktorunuza danışmalısınız.

Birinci senesinde çok az bebek kelime söyleyebilir ve bilinenin aksine konuşma bir zeka belirtisi değildir. Birçok bebek pasif kelime hazinesine sahiptir; yani söyleyemese bile yaklaşık on nesnenin anlamını bilir ve -istediğinde- basit talimatlara uyabilir. Şimdiye kadar yapmadıysanız, talimatlarınıza "lütfen" ve "teşekkür ederim"i eklemek için en uygun zamandır. Bebeğiniz konuşmaya başladığında, bu kelimeler doğrudan konuşmasına yansıyacaktır.

Bebeğinizin konuşmasındaki kusurların bebeğinizin dil gelişimini bozacağını düşünmeniz yersiz bir endişe kaynağıdır. "Bebek tarzı konuşma" hemen her dilde mevcuttur ve normal şartlarda dil gelişimini etkilemez.

Bebek artık çok düzgün olarak nesneleri kavrar ve parmaklarını daha iyi kullanabilir. Başparmak ve işaret parmağı ile nesneleri daha kolay tutar; örneğin bir muz parçasını ustalıkla tabaktan alabilir.

Keşfetmeye yönelik davranışları onu oyuncak ve diğer nesneleri sınıflandırmaya yönlendirir. Bebek sürekli olarak şekil ve ebatları inceler; örneğin plastik bir kap ile cam bardağın arasındaki farkı anlamaya çalışır. Küçük bir kabın büyüğün içine gireceğini, ama tam tersinin olamayacağını bilir.

Bebeğinize kitap okumak ve resimler göstermek bebeğin etrafındaki nesneleri daha iyi tanımasını sağlar. Ancak ona bu dönemde harf veya kelime öğretmeye çalışmayın. Bunun yerine kitaba bakmayı sevimli bir oyun haline dönüştürün.

Bu dönemde bebek "oyuncak nerede?" oyununu oynamaya bayılır.

Saklanan oyuncağı daha ustalıkla arayabilir. Eğer oyuncak daha önce saklanan yerde değilse bile mutlaka başka bir yerde gizlenmiş olduğunu bilir. Aramaya devam eder ve sizin de ufak tefek yardımınızla bu büyük sır çözülür!

Anne ve babanın bebekle ilişkileri farklıdır, ancak her ikisi de çok değerlidir. Farklı görünüşler, farklı fikirler ve farklı iletişim bebeğin insanları ve çevresini daha rahat anlamasını sağlar. Eğer bebeğinizi tek başına büyütüyorsanız, karşı cinsten insanlarla iletişim kurmasına olanak tanımalısınız. Eğer bu insanlar ara sıra da olsa, bebeğinizle bire bir iletişim kurarlarsa, bu size de biraz dinlenme imkanı verir.

Bebeğiniz hala daha sizin desteğinize ihtiyaç duyar. Size her sarıldığında veya ilgi beklediğinde karşılık göreceğinden emin olmalıdır.

Onu şımarttığınızı söyleyen yakınlarınıza kulak asmamalısınız.

11.AY DÖNÜM NOKTALARI SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL
• Saklanma-bulma veya top atma gibi oyunlardan çok hoşlanır.
• Her zaman katılımcı olmayabilir.
• Sürekli onaylanmayı bekler.

• Destekle ayakta dururken öne doğru eğilebilir.
• Ayakta dururken düşmeden oturabilir.
• Parmak ucunda durabilir.
• Çömelir ve eğilir.
• Kutu kapağını kaldırır.
• Kitap sayfalarını, birer birer olmasa bile çevirebilir.
• Nesneleri bilinçli olarak yerlerine koyabilir.
• Ufak nesneleri tutup kaldırabilir.
• Kaşığı ağzına götürebilir.
• Ayakkabı ve çorabını çıkartabilir.
• Amacına ulaşabilmek için araçlar kullanmayı dener; örneğin ufak bir iskemleyi
yürüteç gibi kullanmayı deneyebilir.
• Bazı nesnelerin sembolü olan kelimeleri hatırlar ("uçak" dendiğinde gökyüzünü işaret edebilir).
• Söyledikleri hala anlaşılamaz; ancak birkaç anlamlı ses çıkarabilir.
• Ritmik sesleri ve yüz ifadelerini çok rahat taklit eder.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

BEBEKLERDE 10.AY GELİŞİMİ

Bebeğiniz için çevresindeki dünya sadece oyunlardan ibarettir ve istediği her oyunu oynayabileceğine inanır. Bir çok bebek bakım kitabı evde yeterince önlem alındığı takdirde hiç endişelenmeden bebeğinizin çevresini tanımasına olanak vermenizi önerir.

Her ebeveyn bunu hayata geçirmenin söylendiği kadar kolay olmadığını bilir. Eşyaları ortadan kaldırıp, kapıları kilitleyip, pencerelere demir, prizlere kapak taktırsanız da, sonuçta sizin de evde bazı ihtiyaçlarınız olacağı için, evi ancak bir noktaya kadar güvenli hale getirebilirsiniz. Bu yüzden de bebek evde bazı bölgelere girme izni olmadığını bilmelidir.

Masa örtüsü kullanıyorsanız üzerinde tabak-çanak bulundurmamaya gayret edin. Banyo ve mutfak kapılarını kapalı tutun.

Klozet kadar eğlenceli başka oyuncak yoktur: hışırtılı sesler çıkartır ve içine kolaylıkla eşyalar atılabilir! Bebeğiniz artık “hayır” dan anlıyordur ve hatta bunu tekrar edip kafasını sallayabiliyordur. Ancak bu onu engellemez. Sürekli “hayır” deseniz bile o hiç yorulmadan bir yasak yerden diğerine geçmekten vazgeçmeyecektir. (Bebeğin başını sallayıp isteklerinize “evet” demesi için daha birkaç ayınız var).

Sabırlı ve sakin olmak size zor görünse de, bebeğin kendi kendini kontrol etmeyi öğrenmesinin başka yolu yoktur. Bebek için potansiyel tehlike olarak gözüken herhangi bir nesne veya durum çok sakin olarak değerlendirilmelidir. Onun bazı durumların tartışılmayacağını kabul etmesi gerekmektedir.

Bebeğinizin kendi kendine oturmak gibi bazı temel aşamaları becermiş olması gerekmektedir; ancak unutmayın ki her 10 aylık bebeğin motor gelişimi farklı olur. Oturma ve buna bağlı olan her hareketi bebeğiniz artık çok rahat gerçekleştirebilmelidir. Dönebilir, eğilebilir, pozisyonunu değiştirebilir ve otururken karnının üzerine yatıp tekrar doğrulur.

Hemen hemen tüm bebekler bu dönemde emekler, bazıları ise –biraz destekle- ayakta kendi başına durabilir. Bazıları mobilyaların etrafında dolaşır, çok azı bir kaç adım atar, yine çok azı yürümeye başlar.

Emeklemeyi veya yürümeyi, “zamanında” gerçekleştirmeyen bebeklerin anne-babaları, onların etrafa karşı meraksız olmalarından yakınır. Daha önce belirttiğimiz gibi, o sırada bebek konuşma veya oyuncakları detaylı inceleme gibi bambaşka bir alanda kendini geliştiriyor olabilir. Gerçekte endişelenecek hiçbir durum yoktur. Her ne kadar bu bebekler motor becerilerini biraz erteleseler de sonradan çok hızlı gelişme gösterip arayı kapatabilirler. Sanki sonrası için enerji depoladığını düşünebilirsiniz. Bazısı karyolasının kenarlarına tutunup ayakta durmaya çalışır. Bazen, gecenin bir yarısı, odasından sesler gelir, gidip baktığınızda onu tamamen uyanık, karyolasının kenarında ayağa kalkma egzersizi yaparken bulabilirsiniz.

Çok hareketli bir bebek gün içinde bir saat ve gece 11 saat uyuyabilir. Bu size yeterli görünmeyebilir, ancak bu bebekler de en az çok uyuyanlar kadar enerjik olabilirler.

Bebeğiniz, artık tamamen uyanıkken uykuya dalma zorlukları yaşayabilir. Eğer böyleyse rahatlamak için size ihtiyaç duyar. Tam uyumadan önce, onu kucağınıza yatırıp masal okuyabilir veya ninni söyleyebilirsiniz. Önemli olan uyku haline geçerken onu yatağına koymanızdır. Bebeğin dil gelişimi için en iyi yollardan birisi bu zamanda ona kitap okumaktır, özellikle de masal kitapları.. Her ne kadar onun en sevdiği iş, kitapları raflardan çıkarıp yere atmak olsa da, aslında kitabı okumak da ona ilginç gelecektir. Kitaplardaki resimlere bakmaya ve -anlattığınızın yarısını anlamasa da- ona okumanıza bayılır. Eğer sayfaları kendi çevirmekten ve bazı sayfaları daha uzun süre incelemekten hoşlanıyorsa bunu yapmasına izin vermelisiniz. Bu dönemde bir oturuşta kitabı bitirmek neredeyse imkansızdır. Bebeğinizin çıkardığı sesler- siz anlayamasanız bile- konuşma tonlarıdır. Bu yaştaki bebek, ”baş-baş”, “bay-bay” gibi basit kelimeler söyleyebilir ve anladığı kelimeler de oldukça fazladır. “Göster” dediğiniz zaman bir çok nesneyi eliyle gösterebilir. Artık “saklanma” oyununu kendine göre yorumlamaktadır ve “neredesin?” dendiğinde kendi stiliyle yüzünü kapatır. Yüzünü eliyle veya battaniyesiyle kapatarak size o oyunu oynamak istediğini belli eder. Eğer bu soru gelmezse onu aramanız için size seslenir.

Bazen hemen kendini gösterir, bazen ise saklanması birkaç saniye sürer. “Hah,işte burdasın” diye bağırdığınızda çok hoşuna gider ve bu oyundan hiç sıkılmaz (ancak doğal olarak siz sıkılırsınız). Onun mantığına göre o sizi göremiyorsa siz de onu göremezsiniz!

Bebeğinizin özellikle kendi ilgi duyduğu alanlarda daha çok şey öğrenebilmek için yeni talimatlara açık ve hevesli olduğunu fark edeceksiniz- örneğin kendi kendine kaşık tutmak gibi. Ancak aynı hevesi bez değiştirmek gibi ortak gerçekleştirmeniz gereken başka alanlarda göremeyebilirsiniz. Bir dakika için bile olsa hoşlanmadığı bir işi yapmak onu sinirlendirecektir ve bunu size bağırarak gösterecektir.

Bebeğin araştırma dürtüsü onu sürekli yasak bölgelere gitmeye itecektir, bunun için kendisine kızıldığında mutsuz olacaktır. Ancak unutmayın ki yasakladığınız bölge sürekli yasak olarak kalmalıdır, yasağı kaldırdığınız zaman her yasağın kalkabileceğini düşünür.

10. AYDA BEBEK KİTAPLARLA İLGİLENMEYE BAŞLAR. BIRAKIN SAYFALARI KENDİ ÇEVİRSİN.

10.AY DÖNÜM NOKTALARI SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

• Suyla oynamaktan hoşlanır.
• Kendisi hakkında bilinci gelişir ve sosyal onay bekler.
• Kendisi ile oynanmasını bekler.
• Üzüntü, sevinç, kızgınlık gibi hislerini belli eder.
• Değişik mekanlardan korkar.
• Yüz mimiklerini ve jestleri taklit eder.
• Değişik saklanma oyunlarına bayılır.
• Kendi kendine ayağa kalkabilir.
• İki elinden tutularak yürüyebilir.
• Sandalyeye çıkıp inebilir.
• Ayakta dururken kendi kendine oturabilir.
• Gece yarısı ayakta durmaya çalışmanın neden olabileceği türden uyku problemleri yaşar.
• Sallanarak veya mırıldanarak müziğe eşlik eder.
• Tek eli ile iki küçük nesneyi tutabilir.
• İsteyerek nesneyi bırakabilir ancak bunu çekinerek yapar.
• Bir eli ve vücudun tek bir tarafını tercih etmeye başlar.

• Gittikçe daha belirgin bir şekilde yakınlarını taklit eder.
• Bazı kelimelere ve talimatlara uyar.
• İçindekileri görmek için çekmeceleri açar.
• Nesneleri beraber yerleştirmeye çalışır.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

BEBEKLERDE 9.AY GELİŞİMİ

EVİ BEBEĞE GÖRE YENİDEN DÜZENLEME ZAMANI GELDİ ! BU AY DORUĞA ÇIKAN MERAK DUYGUSU EVDE AÇILMADIK ÇEKMECE, DEVRİLMEDİK SAKSI BIRAKMAYABİLİR.

Doğumdan bu yana katettiği yol düşünüldüğünde, bu ay bebeğinizin gelişimi biraz yavaşlamış gibi görünebilir. Ancak bu, öğrenme sürecinin sona erdiği anlamına gelmez. Merak duygusu, bu ay onu fena halde baştan çıkartır. Bu dönemde, yeni başarılarla sizi şaşırtmak yerine, daha önce başladığı becerilerini geliştirir. Örneğin bebeğiniz şimdi, parmakla tutma hareketinde ustalaşmıştır; artık çok ufak bir nesneyi baş ve işaret parmağını kullanarak ustalıkla alabilir. Ayrıca elini, bu uzandığı nesnenin şekline göre ayarlayabilir.

Bebeğin artan el becerisi ve bilgisi öğrendiklerini yeni durumlara adapte edebilmesini sağlar. Nesneler arasındaki bağlantıları anlamaya çalışır. Örneğin, bir kavanozun kapağını takabilir veya tencerenin kapağını kapayabilir. Ellerinin ilk asimetrik hareketleri bir elinde bir obje tutarken diğeriyle ona vurmasını sağlar. Çok karmaşık yap-bozları beceremese de, örneğin büyük bir delikten küçük bir nesneyi geçirebilir veya iki küp ile blok yapabilir.

Bebeklerin oyun oynarken bazı heceler söylemesi, onun konuşma hevesini gösterir. Örneğin şişeye "şi" der ve şimdilik bu onun için yeterlidir. Önünüzdeki 2-3 ay boyunca bu heceler artar ancak çocuk 18 aylıktan veya 2 yaşından önce konuşmaz.

Daha da önemli olan, ona söylediğiniz her şeyi anlıyor olmasıdır. Onunla sık sık konuşun -ona ne yaptığınızı anlatın veya bazı nesnelerin isimlerini söyleyin- çok kısa bir zaman sonra "anne","baba" veya "baş-baş" gibi kelimeleri anlayabilecektir. Bebek ayrıca "dur" veya "baş baş yap" gibi ufak tefek talimatları da artık anlar. Bebeğiniz artık nesnelerin ona görünmedikleri zaman da var olduklarını- başka bir deyişle odadan veya evden çıktığınızda da var olduğunuzu - kavramıştır. Oyuncakları saklama oyunu bu gerçeği algılamasına yardımcı olur.

Bu yaştaki bebekler aile üyeleriyle ve diğerleriyle bu basit oyunu oynamaya bayılır. Büyük kardeşler, tıpkı yetişkinler gibi oyuncağın nasıl kullanıldığını anlamalarına yardımcı olurlar. Ancak aynı zamanda bebeğin bunu kendi kendine öğrenmesini de engelleyebilirler.

Evde büyük bir kardeş olsa bile, bebek bu dönemde anne ve babasını yanında ister. Her ne kadar bu yeni özgürlük onu mutlu etse de zamanının çoğunda sizinle oynamak ister. Tüm gün çalışan ebeveynler eve dönüşlerinde bebeğe hem güven, hem de yenilik duygusu getirirler.

Bebeğin kazandığı bağımsızlığın en büyük göstergesi memeden veya biberondan kopma eğilimidir. Ancak gelecek ay bu eğilimin değişmesi muhtemeldir. Bu istek aşağı yukarı bir yaşında tekrar ortaya çıkar. Bebeğin biberon veya meme emmeyi bırakmaya hazır olup olmadığını çocuk doktorunuzla konuşun.

Eğer meme veriyorsanız, 9. ayda memeye karşı isteği azalabilir. Ancak yine de emzirmenin verdiği yakınlık duygusunu ister. Sık sık kucağınızda emme pozisyonuna girmek isteyecektir ve bu isteği geri çevrilmemelidir.

Eğer bebek bu süre içinde biberona karşı isteksizse, bardağa geçmeyi deneyebilirsiniz. Ancak yine de bebeği biberonundan çok erken ayırmayın, biberonu ikinci yaşına kadar kullanabilir. Eninde sonunda sıkılacaktır. Ancak unutmayın ki biberonu kendi kendine kullanabilen bebek emmeyi bırakmada daha çok zorlanır.

Bu ay hız meraklısı yaramazın daha da hareketleneceğini göreceksiniz. Muhtemelen deneme-yanılma yolu ile kendi kendine oturma pozisyonunu bulmuştur. Bundan sonra zamanının çoğunu emekleme ve oturmayı denemekle geçirir.

Bu ay sonunda bebeklerin çoğu ayakta desteksiz durabilir. Hareketli bir bebek ayakta dururken bir yandan da elindeki bir oyuncak ile oynayabilir. Bir çoğu elini kanape veya sehpaya dayayarak ufak ufak dolanmaya başlar. Daha ustalaştığında bir mobilyadan diğerine önce ellerini uzatarak geçmeye çalışacaktır. Yürüteç kullanıyorsa, yürüteç üzerindeyken onu fazla yalnız bırakmayın ve etrafında tehlikeli objeler olmadığından emin olun. Yürüteçteki bir bebeğin yaramazlık yapmak için iki elini birden kullanabilir, ancak kendi başına duran bir bebek, bir eli ile dayandığından sadece tek eliyle ortalığı karıştırabilir.

Merakı ve hareketliliği arttığından, bebeğin güvenliği artık üzerinde önemle durulması gereken bir konu olmuştur. Tırmanmaya olan içgüdüsel isteği bu dönemde oldukça belirginleşir. Yukarı çıkmak onun için daha kolaydır, ancak aşağı inmesi tehlikeli olabilir. Örneğin bebek, nasıl geri döneceğini bilmeden emekleyerek merdiveni rahatlıkla çıkar. Kapıları bir süre kapatarak ve kilitleyerek, merdivenleri çıkmasını engelleyebilirsiniz.

Çekmeceli sehpalar da yine onun tırmanma isteğini körükler. Muhtemelen bu çekmeceleri açarak sehpanın tepesine çıkabileceğini, oradan da koltuğa geçebileceğini kestirebilir. Tekrar yere inmesi onun için oldukça zor bir iş olduğundan bir süre için çekmeceleri kilitli ya da bantlı tumanız gerekebilir. Evinizde ecza dolabı yere yakınsa yerini değiştirmek için daha fazla beklemeyin.

Mutfak muhtemel tehlikeleri barındıran başka bir bölgedir, çünkü mutfakta kesici aletler, elektrikli eşyalar veya temizlik malzemeleri bulunabilir. Kuru fasulye veya bezelye gibi size zararsız gözüken gıdalar bebeğiniz için tehlikeli olabilir- burnuna veya boğazına kaçabilir.

Evdeki bitkiler de bebeklerin ulaşamayacağı yerlere konulmalıdır. Üzerine devrilmesi bir yana, içlerindeki bitkiler de zehirli olabilir. Evdeki diğer potansiyel tehlikeleri görmeye çalışın ve ortadan kaldırın.

Bebekleri uyarmak bazen size zor gelebilir, çünkü bebekler ara sıra bu ikazları dinlemeyip, kontrollerini kaybedebilirler. Bu gibi zamanlarda konuşarak bebeğinizi eğitmeye çalışın.

9.AY DÖNÜM NOKTALARI SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

• Oyun oynarken ailesinin yanında olmak ister.
• Belli bir oyuncağı benimser.
• Diğer çocuklara karşı duyarlı olabilir; mesela onlar ağladığında o da ağlar.
• Kendini ve sahip olduğu şeyleri korumak ister.
• İnsanların genel ruh hallerini anlar ve ona göre davranır.
• Öksürük ve hapşırıkları taklit eder.
• Seyirciler karşısında numaralarını gösterir.
• El çırpar ve nesneleri birbirine çarpar.
• İki eline birer oyuncak alıp, ikisini de kontrol eder.
• Büyük nesneleri her iki eliyle, küçük objeleri parmaklarıyla kavrar.
• Bir yere dayanarak ayakta durabilir.
• Bir eli doluyken emekleyebilir.
• Emeklerken kendi etrafında geriye dönebilir.
• Tırmanabilir.
• Sakladığınızı gördüğü bir nesneyi bulur.
• Aynı oyunun tekrarından sıkılır.
• Bir önceki gün oynanan oyunu hatırlar.
• Basit direktifleri uygular.
• Dikey alanları algılar ve yüksekten korkar.

HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

BEBEKLERDE 8.AY GELİŞİMİ

SÜRÜNME BECERİSİ GİDEREK ARTAN BEBEK, ARTIK YENİ KEŞİFLER İÇİN YOLA ÇIKMAYA HAZIRDIR.

Bebeğin çevresine olan ilgisi ve merakı bu ay doruğa çıkacaktır. Güvenebileceği dürtüleri henüz pek fazla olmadığından, dünyayı kendi çabalarıyla tanıması gerekir. Ancak gördüğü her şeyi bir an önce keşfetmek isteyeceğinden, yaptıklarının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini henüz anlayamaz. Bu yüzden tipik bir 8 aylık bebek evin içinde oradan oraya hareket eder ve önüne gelen her şeyi düşünmeden yere atar, ısırır veya çeker.

Hiç şüphesiz bebeğiniz artık emekleme tekniklerini gayet iyi öğrenmiştir ve çok ustaca hareket edebilmektedir. Bazı bebekler o kadar hızlı emeklerler ki onları takip etmek çok zor olur. Kapıları açıp kaparken dikkatli olmalısınız; bebeklerin çoğu, açılıp -kapanan kapıları ilginç buldukları için kapı arkasında durmaya bayılır. Kapı aralıklarına parmaklarını koymak da onlar için eğlenceli bir hareketdir. Eğer çok dikkatli davranmazsanız bir kapıyı ufacık bir parmağın üzerine kapayabilirsiniz.

Bu yaşta bir bebek, genellikle hiç desteksiz uzun bir süre oturabilir. Ancak bebeklerin çok azı kendi kendine ve hiç destek almadan oturma pozisyonuna geçebilir. Emekleme kasları kuvvetlendikçe bebek bunları ayağa kalkmak için kullanacaktır. Oturma pozisyonundan ayağa kalkmak karmaşık bir manevra yeteneği gerektirmektedir. Elini nereye koyacağını, ağırlığını nereye yükleyeceğini ve ne zaman ayaklarını kullanacağını anlayana kadar epey deneme yapar. Her zaman kendini biraz daha yükseğe kaldırmaya çalışacaktır.

Bu egzersizleri yapabilmesi için boş bir alan yaratmalısınız. Bebeğe müdahale etmemeye çalışın, bırakın hata yapa yapa doğruyu bulsun. Ayağa kalkmayı başardıktan sonra bir süre, ne yapabileceğini kestirmeye çalışacaktır. Daha sonra, önce tek eliyle tutunarak durmayı, sonra da hangi ayağına yükleneceğini öğrenir-bunların hepsi adım atmaya birer hazırlıktır. Ayrıca hangi nesnelerin ve hangi mobilyaların onun ağırlığını taşıyabileceğini, hangilerinin taşıyamayacağını anlar.

Kısa bir süre sonra da kanapeye dayandığında her iki elini de bırakabileceğini keşfeder. Çok sık olmasa da bazı zamanlar dik durmayı becerebilir. Ancak, doğru bir şekilde tekrar yere dönmesi birkaç haftayı bulacaktır. Bunu yapmak için bağırarak sizden yardım isteyebilir veya arkası üstü düşebilir. Bebeğinize ayakta durmayı öğretemezsiniz, ancak oturmaya çalıştığında belinden öne doğru eğilmesine ve dolayısıyla kalçasına dayanarak oturmasına yardım edebilirsiniz. Ancak çok da müdahalede bulunmayın. Bu kez de nasıl olsa yardım edeceğinizi düşünüp hiçbir şekilde çaba sarfetmeyebilir.

Bu yaşta yeme alışkanlıklarını tahmin etmek oldukça zordur. Genelde haftadan haftaya değişir. Bazı bebekler kendi kendilerine yemeyi reddedip, sizin beslemenizi isteyebilirler. Bazıları ise sizin müdahelenize sinirlenip yemek işini kendi kendine becermeyi tercih eder. Bazıları ise tabağındaki bebek mamalarını reddedip, sizin tabağınızdaki yemeğe el atar. Özellikle diş çıkartırken bebek yemeğe olan ilgisini kaybedebilir, bunun yerine yemeği inceler. Bu konuda çok katı olmayın, bebeğin istediğini yapın ve zorla yemek yedirmeye çalışmayın.

Bu dönemde uyku saatlerini de ayarlamak bir hayli zordur. Her ne kadar bazı bebekler 14-15 aylığa kadar gün içinde iki kez uyusa bile, birçoğu sadece bir defa uyuyabilir. Çok hareketli bir bebek bir kez uyuyabilir, ancak çok yorulmuşsa bu uykunun süresi uzar.

Bebeğiniz gece yarısı veya sabah erkenden uyansa da, kendi başına tekrar uyuyabilmeyi öğrenmesi için zamana ihtiyacı vardır. Ağlamalarını kısaltmayı deneyin- eğer bebek çok şiddetli ağlıyorsa onunla yumuşak tonda konuşarak rahatlatmaya çalışın, çünkü ağladığı sürece uyuyamaz. Onunla konuşabilir, ona sarılabilir veya onu biraz kolunuzda sallayabilirsiniz. Ancak bunu yaptıktan birkaç dakika sonra onu yalnız bırakma konusunda ısrarcı olun.

Artık bebeğiniz nesneleri baş parmağı ile işaret parmağı arasında "kerpeten gibi" tutabilir. Ay sonunda bu hareketle kırıntıları veya küçük objeleri eline alabilir. Bu önemli bir aşamadır çünkü iki parmağı kullanabilmek insanı hayvandan ayıran önemli özelliklerden biridir.

Bebek tüm-uzanma-tutma-bırakma sistemini çözmüş durumdadır. Eliyle neler yapabileceği konusunda artık fazla kafa yormasına gerek yoktur ve tuttuğu nesneye rahatlıkla konsantre olabilir. Ayrıca 25 cm uzağa kadar her şeye uzanabilir. Uzanmak, bebeğinizin etrafını keşfetmesinde önemli bir etkendir. Bebeğiniz artık istediği şeyi işaret edebilir ve gözleriyle işaret ettiğiniz nesneyi takip edebilir. Detaylara karşı o denli duyarlıdır ki, odaya yeni koyulan bir nesneyi hemen fark eder.

Bebeğin en sevdiği yerlerden birisi mutfaktır, çünkü orada irili ufaklı bir sürü eşya ve yiyecek ile dolu dolap ve çekmeceler boşaltılmayı beklemektedir. Aşağı raflardaki kırılabilir eşyaları kaldırmanız yerinde bir karar olacaktır. Birkaç kabı kullanması için ona verebilirsiniz, ancak unutmayın o bir süre sonra diğerlerini de isteyecektir. Çekmece ve dolap kapaklarını açmasını önlemek için ufak kilitler kullanabilirsiniz. Bebekler ayrıca çöp kutularına bakmayı veya içindekileri karıştırmayı da severler.

Bebeğin dil gelişimi ilk kelimesini söylemeden çok önce oluşmaya başlar ve devam eder. Tek taraflı olsa bile onunla sohbet etmeye devam edin. Artık sizi daha rahat takip edebiliyordur. Ona basit ama somut şeyler anlatın. Bebek hala daha somut kavramları anlayamaz. Ancak ses ve ritmleri anlayabiliyordur ve söylediklerinizden birkaç kelimeyi çıkartabiliyordur. Bebeğinizin bu dönemde duyduğu kelimelerdeki heceleri taklit ettiğini fark edeceksiniz. Çıkardığı ve size anlamsız gelen bir çok ses, aslında duyduğu bir sesin taklididir. Sadece doğru harf seslerini henüz çıkartamıyordur.

Birinci senenin geri kalan döneminde bebeğiniz neredeyse her gün değişim gösterecektir. Bu dönem geçtikten sonra bebeğinizle bir daha hiç bu kadar yakın olamayacağınızı da unutmayın..

8.AY DÖNÜM NOKTALARI SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

• İstemediği nesneleri iter.

• Ebeveynlere bağımlıdır: yabancılar onu ürkütebilir.

• Aynadaki görüntüsüne güler, vurur ve onu öper.

• Dikkat çekmek için bağırır.

• Görmediği ve sesini duymadığı kişileri taklit eder.

• Eve kapanmaktan hoşlanmaz.

• Baş ve işaret parmakları ile tutma yeteneğini geliştirmiştir.

• Bir nesneye bakarken diğer bir nesneyi tutabilir.

• Birisinin işaret ettiği yere bakar ve onu takip eder.

• Öne veya arkaya doğru emekler.

• Elinde bir nesneyle emekleyebilir.

• Mobilyaları kullanarak ayakta durabilir.

• El çırpar ve el sallar.

• Her şeyi tatmak ister.

• Geçmiş olayları hatırlar.

• Nesneleri dış, üç boyutlu objeler olarak algılar.

• Bildiği davranışları yenileriyle birleştirir.

• "Anne" ve "baba" yı bilinçli olarak söyler.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

24 October 2007

BEBEKLERDE 7.AY GELİŞİMİ

Yaşamının 7. ayında bebekte hızlı bir gelişim izlenebilir. Doğumdan bu yana çok şey öğrenmiştir, ancak hayatının bu ilk senesinde aktif duruma gelme hazırlıkları hep devam edecektir. Sonraki üç ay boyunca bebek oldukça hareketli olacaktır. Ayrıca fiziksel ve zihinsel gelişiminin yanısıra mantık ve dil gelişiminde de önemli aşamalar kaydedecek ve tüm bunlar bebeğin temel problem çözme yeteneğini geliştirecektir.

Bebek büyürken, dünyası da onunla beraber büyür. Bu ay sonunda bebeğiniz yerde emeklemeye başlayacak. Elleri ve dizleri üzerinde kendini kaldıracak ve ileri geri hareket etmeye çalışacak; kısa bir süre sonra da bir eliyle gözüne kestirdiği bir şeye uzanacak. Bu egzersize devam ettikçe bir süre sonra el ve ayakları kendiliğinden uyumlu olarak hareket etmeye başlayacak. İlk başta sadece geri geri gidebilse de kısa bir süre sonra hareketlerini daha rahat kontrol edebilecektir. Emeklerken oluşan güvensizlik duygusu bir süre sonra kaybolabilir, bazı bebeklerde ise bu güvensizlik şiddetli bir ayağa kalkma isteğine dönüşebilir.

Her bebek aynı düzende gelişme göstermez. Bazı bebekler emeklemeden önce veya sonra veya emekleme yerine, alternatif farklı bir stil geliştirebilir. Kimi bebek sadece bir yöne doğru giderken, bir diğeri ise geri geri gidebilir. Emekleyecek kadar kuvvetlendiğinde kurbağa stili emeklemeyi deneyebilir- yani iki eli ve iki dizini beraber hareket ettirebilir. Bazı bebekler ise hızlı bir şekilde ilerleme gösterebilirler. Eninde sonunda doğru pozisyonu bulurlar, ancak bazı bebeklerin hiç emeklemeden direkt olarak ayağa kalkıp yürüdüğü de görülür.

Yeni şeyler keşfedebilmesi için bebeğin özgür bırakılması gerekir. Gün içinde oyuncakları ile fazla oynamaz ve sık sık gülücük yapar. Hareket etmeye başladığında merak ve korku beraberinde gelir. Bebek kapının dışında ne olduğunu merak etmektedir, ancak siz yanında olduğunuz için sizi de bırakmak istemez. Bir süre sonra kararsızlığı bırakır ve kısa bir süre için de olsa ileri bir adım atar. Biraz sonra sizin aynı yerde olup olmadığınızı kontrol etmek için geri döner. Eğer geniş bir ev içinde sürekli yer değiştiriyorsanız, endişelenmemesi için birkaç dakikada bir kendinizi gösterin.

Bebeğin sadece hareket etme yeteneği değil, oturabilme becerisi de iyice gelişmiştir. Artık neredeyse desteksiz oturabilir. Bazı bebekler kendi başlarına bile oturabilirler, ancak büyük bir olasılıkla bunu yaparken bir yana doğru kayarlar. Önceleri, bebeğiniz düşmemek için ellerini kullanacaktır. Bir süre sonra ise dengesi gelişecek ve otururken oyuncaklarla oynamak gibi, başka işlerle de ilgilenebilecektir.

Bebek, her yönden değişim geçirmesine rağmen uyku düzeni sabit kalır. Bazı bebekler gün sonunda yorgunluktan uyuyakalırken, bazıları da yoruldukça daha hareketli olurlar. Bebeğin uyku durumuna kolayca geçip geçemediğini gözlemleyin. Ev içinde gürültülü oyunlar eğlenceli olmakla birlikte, bebeğin uykusunu dağıtacağından yatma vakti için çok uygun sayılmaz. Uyku saati yaklaştıkça hareketli oyunlara biraz sınır koyabilir ve temposunu yavaşlatabilirsiniz. Yoğun bir günün sonunda bebeğiniz, biraz sallamadan sonra uyumaya karşı çıkmayacaktır. İlk altı aydan sonra uykusu ve uyku düzeni seyahat ve hastalık gibi dış faktörlerden etkilenecektir.

Bebeği rahatlatmak için uyku öncesi banyoyu da deneyebilirsiniz. Bebeğiniz muhtemelen büyük küvete geçiş yapmıştır. Küveti sadece birkaç santim suyla doldurun. Bebekler suda oynamaya bayılır, ancak sabunlu iken vücudu kaygan olacağından onu kesinlikle yalnız bırakmamalısınız.

Uyku gibi, yeme alışkanlıkları da aynı kalır. Ancak bebeğinizin nesneleri tutma yeteneği geliştikçe artık parmaklarından çok avuç içlerini kullanmaktadır elinde tutabileceği yiyeceklerden hoşlanmaya başlar. Nesneleri bir elinden diğerine geçirmek, onun için hala pek keyiflidir ve erişebildiği her şeyi iter, sıkar veya atar.

Bu yüzden kavrayabileceği (parmak boyutlarında olan) yiyecekler onun için eğlenceli olur. Öğünler arasında huzursuzlanabilir. Öğünler arasında verilen yiyecekler huzursuz olan bebeği biraz sakinleştirir, ancak bunun bir alışkanlığa dönüşmesine izin vermemelisiniz.

Her ne kadar bebeğiniz elinde tutabileceği yiyecekleri yemekten hoşlanıyor olsa da sizin verdiğiniz yemekleri ağzından çıkartabilir. Bunun en büyük nedeni kendi kendine yemek yeme arzusudur. Ancak her ne kadar denemek hoşuna gitse de henüz kaşığı ağzına götürmeye hazır değildir. Yaşadığınız kargaşa ve dağınıklık sizi kızdırmasın bebeğiniz sadece gördüğü her şeyi taklit etmeye çalışıyor. Mama sandalyesini de tıpkı sizin temizlediğiniz gibi temizlemek isteyecektir. Hangi elini kullandığı çok belirgin olmamakla birlikte, her beş çocuktan dördü sağ elini kullanmaya eğilimlidir.

Bebeğinizin farklı gıdalarla beslenmeye alışması arzu edilen bir durumdur, ancak bu şimdilik çok da şart değildir, önemli olan bebeğinizin yemek yemekten keyif almasıdır. Düzenli olarak yeni yemekler vermeye devam edin. Değişik tatlar denemesini sağlayın, ancak “tabağını tertemiz yapmasını” veya bunun gibi hoşlanmayacağı şeyleri ondan talep etmeyin. İlgisini kaybettiğinde ve ağzından geri çıkardığında yeteri kadar yemiş demektir, ısrar etmeyin.

Ebeveynler genelde bebeğin ana yemeğinin günün hangi saatinde verilmesi gerektiğini bilemezler. Besin değeri düşünüldüğünde bunun fazla önemi yoktur, ancak farklı yemekleri yiyebileceği zamana kadar et-sebze menüsü gün ortasında verilmelidir. Bir çok anne-baba bebeğin akşam yemeğinden önce yedirilip, sonra ailesi yemeğini yerken onlara mama sandalyesinde oturarak eşlik etmesini tercih eder. Ancak bunun yerine bebeği erkenden uyutup, sonra da sakin bir akşam yemeği yemek daha yerinde olabilir.

Bu dönemde bebekler, önlerinde farklı yemek seçenekleri olduğundan biberondan sıkılabilirler. Eğer bir kaptan da yardımla içebiliyorsa, günde birkaç kez aldığı biberonu bırakabilirsiniz. Yine de bu konuda fazla aceleci olmayın-bazı bebekler hala emmeyi tercih edebilir ve birinci senenin sonuna kadar memeden kesilmeye hazır olmayabilirler.

Bu dönemde ortaya çıkan bazı yeni davranış biçimleri de anne-babaları endişelendirebilir. Örneğin ayak parmağı emmek, hijyen nedeni ile endişe yaratabilir. Ancak ayaklar, bebek kendi başına yürümeye başlayana kadar (ki bu dönemde zaten ayak parmağını emmeyi çoktan bırakacaktır) el parmakları kadar temizdir.

Kulaklarla oynamak tipik bir diş çıkarma göstergesidir. Artık bu çok belirgin bir hareket haline gelmiştir. Birçok bebek de diş çıkarırken alt dudağını emer. Diş çıkarma bazı bebeklerde diğerlerine göre daha acılı ve zor olabilir, ancak rahatsızlığı çok fazla ise, bunun başka nedenleri olup olmadığını anlamaya çalışın. Genelde bebeğin normal olmayan her türlü davranışı diş çıkarıyor olmasına yorulur. Diş çıkarmanın ishale veya çok yüksek olmamakla beraber ateşin artmasına neden olduğu doğrudur. Ancak sıkıntısının nedeni başka ciddi bir rahatsızlık da olabilir ve diş çıkardığını düşünüp bunu göz ardı etmemelisiniz.

Ses çıkarmalar yine çok yoğun olmakla beraber, bebeğiniz zaman zaman diğer motor aktivitelerine konsantre olup bu dönemde ses çıkarmayı biraz azaltabilir.

Memnuniyetini tatlı bir gülücük ya da neşeli çığlıklar gibi tamamen farklı yollarla belli edebilir. Bebek genelde yanındaki yetişkinlerin çıkardığı sesleri taklit eder ve kendisine “hayır” denildiğini daha çok sesinizin tonundan anlar.

Bebek için annesi hala dünyanın merkezidir. Saçınızı veya üzerinizdeki herhangi bir şeyi ısırarak veya çiğneyerek sizi daha iyi tanımaya çalışır. Şimdiye kadar “anne” veya “baba” dediğinde direkt olarak sizi kastetmiyor, büyük bir ihtimalle yakınında bulunan birine sesleniyor veya bir şikayette bulunuyordu. Birkaç hafta içinde ise sadece size “anne” demeye başlayacak.

Bebek artık görmediği şeylerin de aslında var olduğunu anlamaya başlar. Örneğin yere düşürdüğü şeyi aramaya başlayacak ya da sevdiği oyuncağı sadece bir ucunu görse bile tanıyacak.

Bebeğiniz ayrıca bu dönemde “neden-sonuç” ilişkisini de kavramaya başlar. Örneğin bir çarşafın üzerinde duran bebeğe ulaşıp ulaşamayacağını hisseder. Ancak çarşafı kendine doğru çekerek bebeği alabileceğini kestirebilir. Bütün bunlar size basit görünse bile aslında onun için çok önemli gelişmelerdir.

Eğer çalışmaya başlayacaksanız-ya da başlamışsanız- kendinizi suçlu hissetmeyin. Ne olursa olsun, huzurlu bir anne, huzurlu bir çocuk demektir, bu yüzden siz ve aileniz için en uygun olduğuna inandığınızı yapın.

7.AY DÖNÜM NOKTALARI SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

• Şakaları anlar ve kendisi de şaka yapmaya çalışır.

• İstemediği bir şeyi yapmamak için direnir.

• Aynadaki görüntüsüne elleriyle vurur.

• Ses tonundan "hayır" ın anlamını kavrar.

• Sosyal bir etkileşimin içinde olmak ister.

• Kafasını tam olarak kontrol edebilir.

• Emeklemekten çok sürünür.

• Ellerini ve dizlerini iterek öne arkaya hareket eder.

• Sırtüstü yatarken kalçalarını öne arkaya kaldırarak hareket eder.

• İki diş çıkarmış olabilir.

• Aynı anda her iki elinde de birer nesne tutabilir ve bunları birbirine çarpar.

• Ağzı ve elleriyle vücudunu tanımaya çalışır.

• Nesneleri tutmak için parmaklarını kullanır.

• Tek başına desteksiz oturabilir.

• Dikkatini daha iyi toplar ve detaylarla ilgilenmeye başlar.

• Kendisinden saklanan nesnelerin aslında yok olmadığını bilir.

• Duyduğu sesi veya sesleri taklit eder.

• “ma,mu,da,di” gibi heceleri söyler.

• Bir nefeste birkaç ses çıkarabilir.
• Kendi hareketlerinin sonuçlarını anlamaya başlar.

• Bebek resmini kendisiyle özdeşleştirir ve bunu onaylayan sesler çıkartır.

• "Anne" sinin bir tane olduğunu ve sadece kendisine ait olduğunu öğrenir.

• Bir konuşmada kendi ismini çıkartabilir.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com

BEBEKLERDE 6.AY GELİŞİMİ

Bu ayın sonunda bebeğiniz yarı yaşını tamamlamış olacak!.şu anda bebekliğinin en heyecanlı günlerini yaşamakta.
Bu sıralarda her bebek geçici olarak farklı şeylere odaklanır. Kimi bebek emeklemeye odaklanırken; bir diğeri ses çıkarmaya yoğunlaşabilir; bir başka bebek ise dakikalarca elindeki oyuncağı incelemek isteyebilir.

Önünüzdeki hafta ve aylarda bebeğinizin tüm ilgisi bir faaliyetten diğerine kayıp duracaktır. Hızlı gelişiminden duyduğunuz heyecanla bazen sabırsızlanıp, bebeğinizi başka bebeklerle kıyaslayabilirsiniz. Gereksiz yere endişeye kapılmayın, eninde sonunda her bebek konuşmayı ve yürümeyi öğrenir.

Uyanık olduğu her anı "sadece bakarak" geçiren bir bebek de büyüyor ve öğreniyordur. Sadece diğer bebeklerden farklı olarak, 'görsel uyarılarını' geliştirmeye yoğunlaşmıştır.

Kimsenin yerde hareket etmenin inceliklerini bebeğe öğretmesine gerek yoktur. İçinden gelen merakla her şeyi kendi araştırıp bulmak ve bağımsızlık dürtüsü geliştikçe, her şeyi kendi yapmak isteyecektir. Bu ay bebeğiniz emeklemeye başlayabilir (gövdesi hala yerdedir); ancak elleri ve dizleri üzerinde durmaya henüz hazır değildir. Öne doğru gidemeden arkaya doğru gidebilir. Ara sıra değişik teknikler de deneyebilir: örneğin kafasını ve kalçalarını kaldırarak dizlerini altına alır ve öne doğru atılır. Çok pratik görünmese de, bu hareket onu şimdilik bir noktadan diğerine götürür.

Bebeğin kuvvetinin çoğu hala kollarındadır. Altı aylık çocuğunuzun kol ve bacak kaslarını güçlendirmek için şınav hareketi yaptığını fark edeceksiniz. Yüzükoyun halden sırtüstüne doğru dönebildiği için yuvarlanmak da onun için eğlenceli oyunlardan birisidir.

Altıncı ayın sonunda, birçok bebek tek başına oturabilir-bu onun için oldukça heyecan verici bir dönüm noktasıdır-ancak çoğu bebek bu dönemde sadece destekle oturabilir. Eğer bebeğiniz oturma pozisyonunda ileri-geri veya yanlara düşüyorsa henüz desteksiz oturmaya hazır değil demektir.

Bebeğiniz ayağa kalkmak için çok büyük bir istek duyduğundan, bu dönemde kaza riski çok fazladır. Dikkatini çeken nesnelere uzanma isteği, bazen oturduğu yerden düşmesine neden olabilir. Sizi- veya kendini korkutacak bir şey yapmadan önce önlem almakta her zaman fayda var: örneğin oturduğu mama sandalyesinin emniyet kemerini bağladığınızdan emin olun.

Bebek artık daha hareketli olduğundan, oyun oynadığı alanları da güvenli hale getirmelisiniz. Merdiven başına kapı takmak ve kaloriferleri saklamak en önemli güvenlik önlemleri olmakla beraber, sehpa ve kitaplıkların kenarlarına da plastik koruyucu koymak uygun olabilir. Eğer koruyucu bulamazsanız plastik bantlarla birkaç kez bantlayabilirsiniz. Ortalıkta mümkün olduğunca sivri uçlu nesneler bulundurmayın ve eğer ailede büyük çocuk varsa ona da bu tehlikelerden bahsedin.

Bebeğinizi yürüteçe koymak için henüz çok erken. Bilinenin aksine, yürüteçler bebeğin yürümesini kolaylaştırmaz. Aksine, yürümeye başlamasını geciktirebilir. Her ne kadar bebek yürüteçi kullanmak için bacaklarını kullansa da, yürümek için gerekli olan kalça kaslarını kullanamaz. Ayrıca bebek yürüteci yürütmeyi çözdüğünde yeni tehlikelere açık olacaktır. Bebeğinizin motor becerilerini geliştirmeye ihtiyacı vardır bu yüzden ona biraz zaman tanımalısınız.

Artık bebeğiniz zaman zaman da olsa kendi yemeğiyle başa çıkmayı becerebildiğinden, yemek yemek onun için hayli ilginç bir faaliyete dönüşecektir. Örneğin bir parça muzu ağzına götürebilir veya yemek kaşığı ile oynayabilir. Ağzına aldığı parçalar boğazına kaçıyorsa daha hazır değil demektir, bir iki hafta daha beklemelisiniz. Bebek yemeğin sadece tadına bakmak değil, onu avuçlamak, parçalamak ve onunla oynamak ister. Bu dönemde temiz ve düzenli olmasını beklememelisiniz. Müthiş bir dağınıklığa hazır olun ve öğün bitmeden ortalığı boşu boşuna temizlemeyin. Temizliği kolaylaştırmak için mama sandalyesinin altına muşamba veya kumaş örtü atabilirsiniz.

Bebeğiniz değişik katı gıdalar aldıkça farklı besinlerden farklı vitaminler alır ve vücudunun ihtiyacı olan süt miktarı azalmaya başlar. Anne sütü ile beslenen bebek süt alımını kendi kendine azaltacaktır. Formül süt alan bebeğin ise biraz yardıma ihtiyacı olabilir.

Bebek uzanma, tutma ve kavramada artık daha başarılıdır. Ancak en büyük problemi tuttuklarını çabuk bırakmasıdır. Onu sık sık tuttuğu oyuncağı bir elinden diğerine aktarırken görürsünüz.

Bu dönemde ekmek kırıntıları gibi küçük parçalar çok hoşuna gider. Onları tutmaya çalışır ancak henüz tüm elini kullandığından başarılı olamaz, henüz parmaklarını kullanmayı bilmiyordur. Ancak büyük nesneleri başarıyla kavrar ve bazen elinde iki ayrı nesne tutup birbiriyle kıyaslar. Bu ayın sonunda, eğer daha önce birilerini yaparken izlemişse, kendisi de bir küpü diğerinin üzerine koyabilir.

Bebek eline geçen her şeyi sallar ve bazılarının ses çıkarıp bazılarının çıkarmadığını anlayabilir. Oyuncakları -tekrar tekrar- birbirine çarpar veya yere fırlatır, sonra da çıkardığı sesleri dinler. Hem çıkardığı sesleri dinlemek, hem de her seferinde aynı sesleri çıkarıp çıkarmadığını anlamak için onları tekrar tekrar yere atar. Bu alıştırmaların sonunda elinin değil oyuncakların ses çıkardığını öğrenecektir.

Oyuncakların hemen ses çıkarmamasına veya elinden alınmasına sinirlenir. Siz bu oyundan pek hazzetmeseniz de o bu oyunu seviyor ve oynarken öğreniyordur.

Şekil değiştiren oyuncaklar çok ilgisini çeker. Onların canlı veya cansız olduğunu anlayamaz, bu yüzden örneğin ufak bir fırdöndü ile konuşmaya çalışır. Artık sessiz harflerin çoğunu çıkartabiliyor ve değişebilen ruh halini göstermeyi öğreniyordur. Her ne kadar sadece mutluluk ve sıkıntısını gösterebilse de diğer hislerini de anlatmaya çabalar. Duyduğu ses tonlarından konuşmaları anlamaya çalışır ve seslerin kızgın, sakin veya onaylayıcı olanlarına değişik yüz ifadeleriyle tepki verir.

Bebek pasif olarak kelime hazinesini geliştirmektedir, yani bu kelimeleri söyleyemese bile anlamlarını bilir. Ay sonunda adını söylediğiniz birkaç nesneyi gözleriyle işaret edebilir.

Bu ay ayrıca ruh halinin de ani değişim gösterdiği bir dönemdir. Bazen hoşlanmadığı bir duruma sinirlenebilir, ancak ilgisi başka bir yöne çekildiğinde hemen sakinleşebilir. Bu durum birkaç ay daha devam eder ve daha sonra bebek yavaş yavaş hislerini kontrol altına almayı öğrenir. Ancak ondan henüz çok fazla bir şey beklemeyin. Bu durum en azından ana okul dönemine kadar devam eder.

Odadan çıktığınızda bebek sizi takip edemez, ancak evin başka bir yerinde çıkardığınız seslerden sizin yakınlarda olduğunuzu bilir ve dikkatinizi çekmek için sık sık sesler çıkartır, sizden de tepki vermenizi bekler.

Sizin yüzünüz artık onun için çok şey ifade etmektedir. Her açıdan yüzünüzü incelemeye ve her fırsatta onu ellemeye çalışır; parmaklarını gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza koymaya çalışır; saçınızı ve kulaklarınızı çeker. Bu hareketlerle bebeğiniz sizi iyice tanımaya çalışmakta ve sizin ondan farklı bir insan olduğunuzu kavramaktadır. Mesela eğer kendi saçını çekerse canı acımaktadır, ama sizin saçınızı çekerken canı acımaz.

Yüzünüzü saklayıp sonra aniden açmak, onun için çok eğlenceli bir oyun olacaktır, ancak bu oyuna fazla iştirak edemez. Sevdiklerinin aniden kaybolması ve geri gelmesiyle güven hissi gelişir kendini güvende hisseder.

Bebek artık herkese gülmez, sadece yanında olmaktan hoşlandığı kişilerle oyun oynar. Oyun oynadığı kişi aniden giderse ağlar.

Birinci yarı yılın sonunda, bazı ebeveynler çocukları karşılaştırma eğilimi gösterir. Eğer bebeğiniz hareketliyse, biri mutlaka çıkıp onun erken yürüyeceğini söyler. İşin doğrusu bebek, kendini hazır hissettiğinde yürüyecektir- bu, "erken" ya da "geç" olabilir. Önemli olan bebeğin kendini hazır hissetmesidir.

6.AY DÖNÜM NOKTALARI SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

• Memnuniyet ve sıkıntısını seslerle ifade eder: "ga-ga, gu-gu" sesleri çıkartır ve güler.

• Yabancılardan rahatsız olur.

• Müzik sesi duyduğunda ağlamasını keser.

• Kendi ismi söylendiğinde tepki verir.

• Karnının üzerinde bacaklarını hareket ettirerek emeklemeye çalışır.

• Kafasını serbestçe hareket ettirir.

• Vücudunu her yöne hareket ettirir.

• Destekli oturabilir.

• Parmaklarıyla kendi yemeğini yemek hoşuna gider.

• Damak tadı gelişir.

• Yemekle oyun oynar.

• İlk dişi patlayabilir.

• Bir bardağı iki eliyle tutabilir.

• Sırtüstü yatıştan yana dönerken oturur konuma geçebilir.

• Ruh halinde ani değişimler olabilir. Memnuniyet, mutsuzluk,öfke gibi duygular arasında gider gelir.

• Nesneleri uzun süre inceler.

• Bazı sessiz harfleri söylemeye başlar: (f,v,s,z,m,n gibi)

• Nesneleri ters çevirerek bakıp farklı şeyler görmekten hoşlanır.

• İki nesneyi birbiriyle kıyaslayabilir.


HEPİNİZE SAĞLIKLI YAŞAM DİLERİZ.


KAYNAK:www.gebelikbelirtileri.com